| Burama ve burama dokundu ve ben burama dokunmasını istedim, ama dokunmadı. | Open Subtitles | لمسني هنا و هنا، و أردتُه أن يلمسني هنا لكنّه رفض. |
| Benim hatam. Diğer eleman kadar uğraştığını görmesini istedim. Aşk için vücudunu feda etmek şovalyelere hastır. | Open Subtitles | أردتُه أن يعلم أن لديه نفس الفرص التي عند الفتيان الآخرين حسناً ، التضحية بجسدك من أجل الحب هو تصرف في قمة الشهامة |
| Bu yüzden, babanı görmesini istedim. | Open Subtitles | في حيرة لذلِك أردتُه أن يرى والدك |
| Ve onun beni sevmesini istedim. | Open Subtitles | و قد أردتُه أن يُحبّني. |
| Bakın, Henry'ye o kitabı verdim çünkü bir insanın hayatındaki en önemli şeye sahip olmasını istedim bir umuda. | Open Subtitles | اسمعي، أعطيتُ (هنري) الكتابَ لأنّي أردتُه أن يحظى بأهمّ ما يستطيعُ أحدٌ أن يحظى به. الأمل. |
| Ayrıca ben sanıp Bridget'i öldürmesini istedim. | Open Subtitles | بالإضافة، أردتُه أن يقتل (بريدجيت)، مُعتقداً أنّها أنا. |
| Ben sanıp da Bridget'i öldürmesini istedim. | Open Subtitles | أردتُه أن يقتل (بريدجيت) مُعتقداً أنّها أنا. |
| Ben de acı çekmesini istedim. | Open Subtitles | لذا فإنّي أردتُه أن يُعاني. |
| O ettiği lâfları yutmasını istedim. | Open Subtitles | أردتُه أن يأكل تلك الكلمات. |