| Albay, gezegen yüzeyinden buraya doğru gelen bir kaç nesne tespit ediyoruz. | Open Subtitles | أرصد مقذوفات قادمة من سطح الكوكب وهي متجهة نحونا |
| Kameralar yakın çekimde, yüz tanıma sistemiyle tespit edecek. | Open Subtitles | أرصد الحشود عن كثب من أجل برنامج التعرف على الوجه الآلي |
| Dalgagüdücü'yü işaret eden Zaman Radyofarı tespit ettim, gerçi burası 1960 yılıydı. | Open Subtitles | أرصد فناراً زمنياً يبعث إشارة لـ (ويف رايدر) -لكن هذه سنة 1960 |
| Çünkü bir desen görmeye başladım ve senle ben bunu çözeceğiz. | Open Subtitles | لأنّي بدأت أرصد نمطًا، أنت وإيّاي سنحلّ هذه الأحجية. |
| Çünkü bir desen görmeye başladım ve senle ben bunu çözeceğiz. | Open Subtitles | لأنّي بدأت أرصد نمطًا، أنت وإيّاي سنحلّ هذه الأحجية. |
| Çünkü bir desen görmeye başladım ve senle ben bunu çözeceğiz. | Open Subtitles | لأنّي بدأت أرصد نمطًا، أنت وإيّاي سنحلّ هذه الأحجية. |
| Evet, gerçekten yok. Hiç bir şey tespit edemiyorum. | Open Subtitles | أجل، لا أرصد شيئًا |