| Berbat özel hayatımın, sana işinde çok fazla sıkıntı çıkardığı için üzgünüm. | Open Subtitles | هاى, أنا أسف أن حياتى الشخصية الفوضوية سببت لك العديد من المشاكل فى العمل |
| Bu harita gerçek olmadığı için üzgünüm dostum. | Open Subtitles | أنا أسف أن هذه الخريطة لم تكن حقيقية, ياصاحبي |
| Seni kursundan kısa süre içinde çağırttığım için üzgünüm. | Open Subtitles | أسف أن جعلتك تأتين بهذه السرعه |
| Daha iyi şartlarda olmadığı için üzgünüm. | Open Subtitles | أنا أسف أن هذا لم يتحقق بضغط الظروف |
| Bunu söylediğim için üzgünüm ama bana göre bariz bir çelişki var. | Open Subtitles | ... أنا أسف أن اقول هذا لكن . بالنسبة لى هناك عوارض متميزة |
| Bunu söylediğim için üzgünüm ama bana göre bariz bir çelişki var. | Open Subtitles | ... أنا أسف أن اقول هذا لكن . بالنسبة لى هناك عوارض متميزة |
| Yeni sevgilin, görevimizden vazgeçtiği için üzgünüm. Takım arkadaşlarına, akşam yemeği sözü vardı. | Open Subtitles | أسف أن عاشقكِ الجديد اضطر لترك مهمتنا |
| Bunları tek başına yaşamak zorunda kaldığın için üzgünüm. | Open Subtitles | أنا أسف أن عليكِ تخطي الامر لوحدكِ |
| - O hâlde istenildiği gibi olmadığı için üzgünüm. | Open Subtitles | حسناً , إذاً أنا أسف أن الأمر لم ينجح |
| Sizi beklettiğim için üzgünüm. | Open Subtitles | انا أسف أن جعلتك تنتظر |
| Sizi beklettiğim için üzgünüm. | Open Subtitles | انا أسف أن جعلتك تنتظر |
| Sha're öldüğü için üzgünüm. | Open Subtitles | أنا أسف أن شارا قد ماتت |
| İşler yürümediği için üzgünüm. | Open Subtitles | أسف أن الأمور لم تنجح بيننا |
| Jason gönderildiği için üzgünüm. | Open Subtitles | أنا أسف أن جيسون أبعد |
| Ben de kardeşim şey yaptığı için üzgünüm, yani... | Open Subtitles | أنا أسف أن أخي... |
| - Başına bunlar geldiği için üzgünüm. | Open Subtitles | - أسف أن هذا حدث لكي |