| Balık avlamaya gitmek diye buna derim. | Open Subtitles | و الآن ذلك ما أسمّيه برحلة صيد |
| İşte takas diye buna derim. | Open Subtitles | {\fnArabic Typesetting}! الآن، ذلك ما أسمّيه تجارة مُربحة |
| İşte, ben yapışkan durum diye buna derim. | Open Subtitles | كان ذلك ما أسمّيه وضعاً حرجاً |
| Onun adına yeniden isimlendirilmesini sağlarım. | Open Subtitles | سأتأكّد أن أسمّيه على اسمها. |
| Onun adina yeniden isimlendirilmesini saglarim. | Open Subtitles | سأتأكّد أن أسمّيه على اسمها. |
| İşte, ben yapışkan durum diye buna derim. | Open Subtitles | هذا ما أسمّيه وضعاً حرجاً |
| İşte, ben yapışkan durum diye buna derim. | Open Subtitles | هذا ما أسمّيه موقفاً حرجاً |
| (Ehehe işte ben yapışkan durum diye buna derim.) | Open Subtitles | هذا ما أسمّيه وضعاً حرجاً |
| İşte, ben yapışkan durum diye buna derim. | Open Subtitles | هذا ما أسمّيه وضعاً حرجاً |
| Birinci sınıf sürüş diye buna derim. | Open Subtitles | هذا ما أسمّيه القيادة بأسلوب. |