| Fakat mide ve boyun vurulmalarında azami iyileşme süresi sekiz haftadır. | Open Subtitles | هي أقصي مدة إعادة تأهيل لطلقة في الرقبة و المعدة |
| Kaynaklarımıza azami politik etkiden söz ediyoruz, sanırım bu sefer epey yaklaştık. | Open Subtitles | نحن نٌخبر مصادِرنا أقصي تأثير سياسي، وأعتقد أننا كُنّا قريبين للغاية. |
| Bu, genellikle azami cezayı gerektirir. | Open Subtitles | هذه هي أقصي عقوبه |
| - Sola kır. | Open Subtitles | أقصي اليسار |
| Elimden geldiğince temizlenmiş halim zaten, adi herif. Oğlumuzla mahkemeye gidebileyim diye bütün sabah temizlenmeye çalıştım. | Open Subtitles | هذا أقصي ما استطعت تنظيفه أيها الوغد حاولت أن اعدل مظهري قدر الإمكان لأذهب للمحكمة لابننا |
| İşin ilginç yanı, en düşük yetilere sahip kişiler genellikle yetilerini En fazla abartan kişilerdir. | TED | ما يثير الاهتمام بشكل خاص هو أن هؤلاء ممن يمتلكون أقل قدرة هم ع الأغلب من يبالغون في تقدير مهاراتهم إلي أقصي حد. |
| Bu, genellikle azami cezayı gerektirir. | Open Subtitles | هذه هي أقصي عقوبه |
| Doğruca sağa kır. | Open Subtitles | أقصي اليمين |
| - Sola kır. | Open Subtitles | أقصي اليسار |
| Üzgünüm. Elimden gelen bu. | Open Subtitles | أنا أسفة, فهذا أقصي ما يمكنني فعله. |
| Tamam, Elimden geleni yapıyorum! | Open Subtitles | حسناً أنا أبذل أقصي ما بوسعي |
| Elimden geleni yaparım. | Open Subtitles | سأفعل أقصي ما في وسعي |
| Koç, En fazla en iyi patencisi kadar iyi olabilir. | Open Subtitles | المدرب الجيد يبذل أقصي ما في وسعه في التزلج |
| En fazla %40 önerebilirim. | Open Subtitles | أربعون في المائة هي أقصي ما عندي.. |
| En fazla bu kadar gidebilirsin. | Open Subtitles | هذا أقصي ما تستطيعين الذهاب إليه |