| Yani, beni aldın ve sert birşeyler içtik... sonra bir soygun gördük ve sonra kanala gittik. | Open Subtitles | أعني، لقد أقلتني و قمنا ببعض الأمور الخطيرة، تهنا بالحقل، ثم ذهبنا للقناة. |
| Esiniz beni burada alikoydu. Onunla oturmami istiyor. | Open Subtitles | كما ترى, خليلتك أقلتني هنا أخبرتني للجلوس معها قليلاً |
| Köprü tekrar açıldığında beni arabayla kaçırdı. | Open Subtitles | عندما تمّ فتح الجسر ثانية, أقلتني بعيداً |
| Aslında otobüse atladım ve beni buraya getirdi, kahrolası Kış festivallerine. | Open Subtitles | أنا في الأساس استقليت تلك الحافلة و هي أقلتني إلى هنا إلى المهرجان الشتوي اللعين |
| Bugün beni seçti. Sadece biraz daha zamana ihtiyacı var. | Open Subtitles | أقلتني باكراً اليوم، كانت بحاجة لمزيد من الوقت. |
| Sonunda tozlu bir arabadaki yaşlı bir kadın beni aldı. | Open Subtitles | وفي النهاية أقلتني سيدة عجوز في سيارة مغطاة بالغبار. |
| Sonra arabasıyla beni eve bıraktı. | Open Subtitles | بعدها أقلتني للمنزل بسيارتها. |
| beni okula götürebilir misin? | Open Subtitles | هلا أقلتني إلى المدرسة؟ |
| Ha! Annem getirdi beni. | Open Subtitles | لقد أقلتني أمي. |