| İçinde, yaşamı yüzyıllarca uzatabilecek bir iksir olma olasılığı olan bir lahit. | Open Subtitles | القبو يحتوى على أكسير قادر على إطالة الحياة لعدة قرون |
| Ya da belki de yaşlanmaya karşı direnci arttıran bir iksir beyefendi? | Open Subtitles | أو ربما أكسير ، المعروف بفعاليته لأسترجاع ريعان شيخ نبيل؟ |
| İksir yapmak için bakirelere ihtiyacı vardı. | Open Subtitles | يقايض العذارى مقابل أكسير الـحياه |
| Adını ODİ koydum. Olimpos Doping İksiri. | Open Subtitles | أطلقت عليه إي بي أو أكسير المباريات الأولمبية |
| Işık hızında seyahat etmek bir nevi yaşam iksiri içmek gibidir. | Open Subtitles | السفر بسرعة قريبة من سرعة الضوء نوع من أكسير الحياة |
| Yılların tahribatına karşı koruyan uzun, enerjik, hastalıksız bir hayatın keyfini garanti eden Hayat İksiri. | Open Subtitles | إنّه أكسير الحياة الذي يحميك من ويّلات وأمراض هذا الزمان. يضمن لك حياة مديدة بالرفاهية والصحة، خالية من الأمراض... |
| Eğer bana onu bulursan gençlik iksirimi alacaksın. | Open Subtitles | جهزوني وستحصلون على أكسير الحياه |
| Sende hiçbir şey yok. Ne giz ne de iksir. | Open Subtitles | ليس لك أكسير ولا اسرار ولا شئ |
| Koleksiyonumdan yeni bir iksir. | Open Subtitles | أكسير جديد صنعته بنفسي |
| Sonsuz gençlik iksiri. | Open Subtitles | جرعة أكسير الحياه |
| Onda gençlik iksiri var. | Open Subtitles | عنده أكسير الـحياه... |