Eğer senin oğlun, ona zarar verebilecek birilerinin yanında olsaydı böyle bir şey olmaması için her şeyi yapmaz mıydın? | Open Subtitles | لو كان ابنك الصغير هو من بالخارج مع شخص يمكن أن يؤذيه ألن تفعل أي شئ لتحرص ألا يحدث ذلك؟ |
Böyle olmaması için tüm sahip olduğumuz gücü kullanacağımıza emin olabilirsin. | Open Subtitles | حسنا، سنبذل كل ما فى طاقتنا لنحرص على ألا يحدث هذا |
Öyle olmaması için dua etsen iyi olur çünkü sonra ne olur biliyor musun? | Open Subtitles | من الأفضل أن تأمل ألا يحدث هذا، فهل تعرف ماذا سيحدث بعد هذا؟ |
İşte bu yüzden onu kuruldan attırıp bunun olmayacağından emin olacağız. | Open Subtitles | مما يعني أنه علينا التأكد ألا يحدث هذا بطردها من اللجنة. |
Donanma sistemdeki hatada kör noktasından yakalandı ve ben bunun bir daha olmamasını sağladım. | Open Subtitles | البحرية لم تهتم بالعيوب التى كانت موجودة في النظام، و أنا حرصت على ألا يحدث ذلك ثانيةً. |
Umarım hiçbir şey olmaz. Silahlardan ödüm kopar. | Open Subtitles | آمل ألا يحدث شيء فإن المسدسات تصيبني بالرعب |
Bu zaman canımızı yakmak istiyor ama bunun olmayacağına emin olacağım. | Open Subtitles | هذا الرجل يريد ايذاءنا ولكنني سأتأكد ألا يحدث هذا |
Sayın Başkan, öyle olmayacağını ümit etmeliyiz. | Open Subtitles | سيدي الرئيس، ليس لدينا سوى تمني ألا يحدث هذا |
Şu ana kadar Shane, bunun olmaması için çok dikkatli davrandı. | Open Subtitles | وحتى الآن شاين كان حريصاً على ألا يحدث هذا |
Buraya biri taşınana kadar ki bunun olmaması için elimizden geleni yapacağız parti yapabileceğimiz bir yerimiz var. | Open Subtitles | إذاً حتى ينتقل شخصاً ما و الذى سنكون حريصين ألا يحدث أبداً لدينا مساحة الإحتفال الخاصه بنا |
Hiçbir şey olmaması için dua ediyorum ama o zamana kadar senden dikkat çekecek bir şeyler yapmamanı istemek zorundayım. | Open Subtitles | سأدعو ألا يحدث شيء لكن حتى ذلك الوقت تجنبي جذب الانتباه |
Yoksa önce burada olmaması için dua mı etmeliyiz? | Open Subtitles | أو ندعو فحسب ألا يحدث هنا أولا، في ومضة ضوء؟ |
Ve bana bir şey olmaması için de dua et. | Open Subtitles | و أن تصلي لأجل ألا يحدث لي شيئ |
Bunun olmaması için buradayım. | Open Subtitles | أنا هنا لأعمل على ألا يحدث هذا |
Her ne olmadıysa, bir daha olmayacağından emin ol. | Open Subtitles | مهما كان ما لم يحدث تأكد ألا يحدث هذا ثانية |
İşi bunlara bırakırsak hiçbir şey olmayacağından korkuyorum. | Open Subtitles | أخشى إن تركناهما وحدهما ألا يحدث شيء بينهما أبداً |
O zaman işini yap ve bunun olmayacağından emin ol. | Open Subtitles | اذاً افعل واجبك وتأكد ألا يحدث هذا |
Bunun bir daha olmamasını da bir sonraki çocuğa borçluyuz. | Open Subtitles | ونحن مدينون إلى الطالب القادم أن نتأكد ألا يحدث هذا ثانيةً |
Bir daha olmamasını sağlayacağız. | Open Subtitles | أجل ,وسنتأكد من ألا يحدث ذلك مجدداً. |
bir daha olmamasını sağla! | Open Subtitles | تأكد ألا يحدث هذا مجدداً |
Düğün gününden önce böyle şey olmaz. Bana bırak. | Open Subtitles | يجب ألا يحدث هذا قبل يوم زفافها دعي الأمر لي |
Ama bunun bir daha olmayacağına dair kendime söz verdim, eğer sevecek birini bulursam. | Open Subtitles | لكنني وعدت نفسي ألا يحدث هذا ثانيةً إذا وجدت شخص ما مثله. |
Öyle olmayacağını ümit edelim. | Open Subtitles | لنتمنى ألا يحدث هذا |