| Sizi geri getiren bendim. Hiçbir başka hediye benim altın elmama denk olamaz. | Open Subtitles | أنا الذى جائت بك , لا هدية أخرى يمكن أن تعادل تفاحتى الذهبية |
| Evlenmek isteyen bendim. O pek hevesli değildi ama kabul etti. | Open Subtitles | كنت أنا الذى أردت أن أتزوج ، وكنه لم يرد ذلك |
| Evlenmek isteyen bendim. O pek hevesli değildi ama kabul etti. | Open Subtitles | كنت أنا الذى أردت أن أتزوج ، وكنه لم يرد ذلك |
| - Şovu ben yönetiyorum! Kararları ben veririm! | Open Subtitles | أنا أتولى الموضوع و أنا الذى سيتخذ القرار |
| Bu Şovu ben yönetiyorum! | Open Subtitles | "لا تقل المزيد يا " جورج - بلى - دع الأمر جانباً - أنا الذى يقوم بهذا العرض - |
| Doğal çocuk bezi ve güvenli iğnelerde ısrar eden bendim. | Open Subtitles | كنت أنا الذى أصريت أن تستخدم حفاضات طبيعيه بدبابيس مؤمنه |
| Gerçek şu ki, belki de güven olmayan kişi bendim. | Open Subtitles | ولكن الحقيقة كانت أنني أنا الذى لا يمكن الوثوق فيه |
| Bunu söyleyen bendim. | Open Subtitles | و مع ذلك ، كنت أنا الذى قال أليس هذا شيئاً طبيعياً |
| onu eğiten bendim! "bana inanmazsan oku bunu," | Open Subtitles | أنا الذى علمته إقرئى هذا ، إذا كنت لا تصدقينى |
| Edward Kelley bendim ve Fowler'a 25.000 verdim. | Open Subtitles | أنا كنت إدوارد كيلى كنت أنا الذى دفع ل فاولر 25000 |
| Onun bilmediği, sana şimdi şantaj yapacağım çünkü cüzdanı ben çaldım, uçaktaki adam bendim. | Open Subtitles | ما لا تعرفه أننى بالفعل سأبتزك لأننى سرقت حافظتها لأننى أنا الذى كنت على الطائرة |
| Onunla konuşmak isteyen bendim Bak, bebeğim. | Open Subtitles | . و أنت تريد فقط أن تتكلم معها . أنا الذى أريد أن أتحدث معه |
| Aslına bakarsan hayatını kurtaran bendim. | Open Subtitles | فى الواقع، أنا الذى أنقذت حياتك لكن هذا لايهم كثيراً |
| Ailesine Vicksburg'a gelmemelerini söyleyen bendim. | Open Subtitles | "أنا الذى أخبرت عائلتي بعدم الحضور الى "فيكسبورج |
| Celile'de vaaz veren bendim. | Open Subtitles | أنا الذى تنبأت فى الجليل |
| Adamlarınla bağlantı kuran bendim. | Open Subtitles | أنا الذى أتصلت برجالك. |