| - Kötü bir şey olduğunu bilmiyordum. - Bira olduğunu biliyordun. | Open Subtitles | أنا لم أعرف أن بها شرا لقد كنت تعلم أنها بيرة |
| - Henry'nin bir kızı olduğunu bilmiyordum. - Oynayabilir miyim? | Open Subtitles | أنا لم أعرف أن هنرى عنده إبنة هل أستطيع أن ألعب معه ؟ |
| - 57 yolu olduğunu bilmiyordum. - "İç çamaşırına dokun." | Open Subtitles | أنا لم أعرف أن هناك سبعة وخمسون لمسّ ملابسها الداخلية هناك |
| Bu tuhaf, hemşirelerin iş kartları olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | ذلك صعب ، أنا لم أعرف أن الممرضات كان عندهن بطاقات العمل |
| Noel ağacının bu kadar önemli olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | أنا لم أعرف أن شجرة عيد الميلاد مهمه لهذة الدرجة |
| Şükran Günü kutlamamanın seçeneklerde olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | أنا لم أعرف أن عدم الاحتفال بعيد الشُكر خَيار مُتاح |
| İşime dahil olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | أنا لم أعرف أن هذا جزءاً من وظيفتي |
| Burada başkası olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | أنا لم أعرف أن شخصا ما كان هنا |
| Clifford mu? Göbek adının Clifford olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | (كليفورد) أنا لم أعرف أن إسمك الوسط كان (كليفورد) |
| Misafirin olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | أنا لم أعرف أن لديك صحبه |