| Yeterince iyi değilsin. Onun kaderi Andy ile birlikte olmak. | Open Subtitles | أنت لست جيد بما فيه الكفاية هو يريد أن يكون مع اندي |
| Yeterince iyi değilsin. Onun kaderi Andy ile birlikte olmak. | Open Subtitles | أنت لست جيد بما فيه الكفاية هو يريد أن يكون مع اندي |
| Sen de "ağlarken dayanılacak omuz" konularında hiç de iyi değilsin, değil mi? | Open Subtitles | أنت لست جيد جدا في هذا كله "الكتف في البكاء على" شيء، وأنت؟ |
| - Yalan söylemeyi kes, bunda iyi değilsin. | Open Subtitles | سيتوجب عليك التوقف عن الكذب , أنت لست جيد فيه |
| Hiç kimse için yeterince iyi değilsin. | Open Subtitles | أنت لست جيد بما فيه الكفاية لأي أحد |
| İyi değilsin, al bunu. | Open Subtitles | أنت لست جيد ، خذه |
| Bosco kadar iyi değilsin ama o pire torbasına dersini verdin! | Open Subtitles | أجل أنت لست جيد مثل (بوسكو) |