| Eğer sen ve babam izin verecek olursa bahçenin üzerindeki terasa bir yatak atacağım. | Open Subtitles | إذا وافقت أنت و أبي سأضع سريراً في الشرفة فوق الحديقة |
| sen ve babam gençken büyükbabamları öldürüp sigorta parasını bölüşmeyi planladınız. | Open Subtitles | عندما أنت و أبي كنتم مراهقين تآمرت لقتل جداني و تقاسمتم مال التأمين |
| sen ve babam sandığımdan daha çok birbirinize benziyorsunuz biliyor musun? | Open Subtitles | حسناً , أنت و أبي متشابهان جداً أكثر مما إعتقدت , أتعلم ذلك؟ |
| Cidden Nick, sen ve babam neyin peşindesiniz? | Open Subtitles | نك , بصدق , مالذي تخطط أنت و أبي لفعله ؟ |
| Bu çok iyi. Babamla sen mi düşündünüz? | Open Subtitles | هذا رائع جداً, أنت و أبي تفكرون في هذا؟ |
| sen ve babam için bütün bu evden kaçma işi hiç de sorun değil gibi. | Open Subtitles | أنت و أبي تتصرفان كما أنكما موافقان على مسألة هروبهما هكذا |
| sen ve babam... yeniden birleşiyorsunuz. | Open Subtitles | أنت و أبي .. تريدان العودة لبعضكما |
| Arkadaşım Keisha da sen ve babam için bu soruyu sordu. | Open Subtitles | (ذلك ما سألتني عنه صديقتي (كيشا حولك أنت و أبي |
| Sadece sen ve babam. | Open Subtitles | فقط أنت و أبي |