Görünen o ki; asıl katili korumak için Yalan söylüyor. | Open Subtitles | فلماذا اعترفت؟ من الواضح أنها تكذب للتغطية على القاتل الحقيقي |
DNA sonuçları geldi. Yalan söylüyor. | Open Subtitles | نتيجة أختبار الحمض النووي ظهرت أنها تكذب |
- Kızlardan biri biraz acayip göründüğünü ve hatta Yalan söylüyor olabileceğini söyledi. | Open Subtitles | أنها تبدو غريبه بعض الشىء ربما أنها تكذب |
Yalan söylediğini biliyor ve eğer taramayı başlatırsa gerçeği bulacağını da biliyor. | Open Subtitles | إنها تعلم أنها تكذب علينا، وإن شغلت تلك التشخصيات، فإننا سنكتشف الحقيقة |
- Sana inanmak, Tara'nın gözümün içine bakarak Yalan söylediğini kabul etmek demek, bunu yapamam. | Open Subtitles | تصديقكِ يعني أنها تكذب في وجهي, و لا يمكنني فعل ذلك. |
Yalan söylüyor ama ne olursa olsun planı belli | Open Subtitles | لو أنها تكذب سأفكر في ما قالته لقد أفشت بالأمر كله |
Yalan söylüyor demiyorum sadece davayı mahvetmesini istemiyorum. | Open Subtitles | أعني، أنا لا أخبرك أنها تكذب. أنا لا أحاول إنهاء هذه القضية |
O zaman ya haberi işe yaramaz ya da ücreti hakkında Yalan söylüyor. | Open Subtitles | إذن إما أن قصتها عديمة القيمة أو أنها تكذب بشأن الثمن |
Yalan söylüyor olabilir. Kanıtlayamam ama. | Open Subtitles | من المحتمل أنها تكذب لكن لا يمكنني إثبات ذلك |
Bence pek çok konuda Yalan söylüyor. | Open Subtitles | أعتقد أنها تكذب حول العديد من الأمور |
Ya Yalan söylüyor ya da kendini duygusal anlamda hür hissediyor. | Open Subtitles | إما أنها تكذب أو أن ليس لديها مشاعر |
Julie'yle kavga ettim çünkü bana Yalan söylüyor sandım. | Open Subtitles | "خضت شجاراً كبيراً مع "جولي لأنني ظننت أنها تكذب عليّ |
Baba, Yalan söylüyor! kanıtını kendisi yerleştirdi. | Open Subtitles | أبي، أنها تكذب لقدوضعتالأدلة.. |
Yalan söylüyor demiyorum ama yani... | Open Subtitles | لا أقول أنها تكذب لكن أنت تعلم.. |
Bence hâlâ Yalan söylüyor! | Open Subtitles | لازلت أعتقد أنها تكذب |
Yalan söylediğini söyleme. | Open Subtitles | لا تقل أنها تكذب يا توني لأنها لماذا قد تفعل ذلك ؟ |
- Yavşak benimkinin yarısını bitirmiş. - Mahkemeye çıkıp onun Yalan söylediğini söylemekten rahatsız olmayacak mısın yani? | Open Subtitles | إذاً لا يخيفك أن تصعدي على المنصة و قول أنها تكذب أليس كذلك |
- Bak anlındaki anlamsız saç yığını kadar ahmak olduğunu biliyorum ama derinlerde sen de sana Yalan söylediğini biliyorsun. | Open Subtitles | انظر, أعلم أنك غبي ككيس مليء بالشعر الرطب لكنك تعلم بداخلك أنها تكذب |
"Axl bizim evimizde çok kibar" dese beni incitmemek için Yalan söylediğini sanıyordum. | Open Subtitles | آكسل مهذبٌ جداً في منزلنا لقد ظننت أنها تكذب لترضي مشاعري |
Sana Yalan söylediğini anlamak için zihin okuyucu olmana gerek yok. | Open Subtitles | لست بحاجة أن تكون قارئ أفكار لتعرف أنها تكذب. |
Yalan söylediğini söylemedim. Sadece hatırlamıyor. | Open Subtitles | لم أقُل أنها تكذب إنهاببساطةلم تتذكر. |