"أنه ميت" - Translation from Arabic to Turkish

    • O öldü
        
    • Ölmüş
        
    • onun öldüğünü
        
    • adam öldü
        
    • Öldü
        
    • O ölü
        
    • ölü olduğu
        
    • ölmüş olduğunu
        
    • ölmüştür
        
    • ölü olduğunu
        
    Sırf O öldü diye, büyük melekleri saldırılarını kesmeyecektir. Open Subtitles سوف الملائكة العليا لن تتوقف مهاجمة لمجرد أنه ميت,
    Aramadı, yani O öldü yani ona ihanet ettin... Open Subtitles مما يعني أنه ميت وأنك خنته، وخنتني - هذا غير صحيح -
    Ve o Ölmüş olsa bile her çuvallamamda duyuyor gibiyim Open Subtitles و رغم أنه ميت في كل مرة أخفق فيها أسمعها
    Ölmüş gibi yapma şakasını yapmıştı ama bu sefer şaka değil. Open Subtitles حسناً, لقد تظاهر مرة أنه ميت ولكن هذه المرة ليست مزحة
    onun öldüğünü ve onu kurtaramayacağını anladığın zaman nasıl hissettin? Open Subtitles بمَ فكرت بمجرد أن علمت أنه ميت ولا سبيل لإنقاذه؟
    Oha Leonard, biliyorum adam öldü ama denesene. Çok eğlenceli! Open Subtitles يا إلهي، لينارد أعلم أنه ميت لكن جربها، هذا ممتع!
    Bildiğinden de çok. Öldü. Sokakta öldürdüler. Open Subtitles ربما أكثر مما تعرف أنه ميت ، قتلوه في الشارع
    - Sanırım O öldü. Open Subtitles ـ أعتقد أنه ميت يا نيك
    Her şekilde, O öldü. Open Subtitles على أيه حال، أنه ميت.
    Ama O öldü. Open Subtitles الأخبار الجيدة أنه ميت
    Ben de başka bir şey bilmiyorum. Tek bildiğim Ölmüş olduğu. Open Subtitles لا، أنا لا أعرف الكثير عن ذلك في اي من الاتجاهين أنا أعرف فقط أنه ميت
    "Sorunlu rock yıdızı Johnny Quid kayıp, dün ünlü bir moda patronuna ait olduğu düşünülen bir yattan düştükten sonra Ölmüş olabileceği tahmin ediliyor. " Open Subtitles نجم الروك المضطرب جوني كويد فُقد بالأمس، ويُعتقد أنه ميت حيث سقط من جانب يخت يُعتقد أنه مملوك لرجل الموضة الباررز
    Belki yaşamsal belirtileri çok yavaş olduğundan Ölmüş gözüküyordur. Open Subtitles قد تكون نشاطاته الحيوية بطيئة قد يظهر ذلك على أنه ميت
    Bütün bu zaman, onun öldüğünü düşündüm çünkü ruhuna bakıyordum, fakat-- Open Subtitles انظر هناك شبح يتحكم بجسده كل ذلك الوقت كنت أظن أنه ميت لأنني كنت أنظر لروح ولكن
    Tam olarak bilmiyorum. Sadece annem ile benim için insanların onun öldüğünü bilmesinin daha güvenli olacağını söyledi. Open Subtitles لقد قال فحسب أن ذلك شأنه أن نكون أنا وأمي فى أمان لو ظن الناس أنه ميت.
    adam öldü. Hadi gidelim, çabuk. Open Subtitles أنه ميت, هيا بنا نذهب الآن
    adam öldü, hadi gidelim, çabuk! Open Subtitles أنه ميت, هيا بنا نذهب الآن
    - Beni dinleyin, adam zaten Öldü. Demek istediğim, siz de gördünüz. Open Subtitles أنه ميت على أية حال لقد رأيتم مدى سوء حالته
    Eminim bir çoğunuz onun bizi görebildiğine inanıyor ama benim düşüncem O ölü. Open Subtitles أنا متأكد أن الكثير منكم يؤمن بأنه يستطيع أن يرانا لكن وجهت نظري, أنه ميت
    Bobby kayıptı, ama asla ölü olduğu düşünülmedi. Open Subtitles كان بوبى مفقودا ولكن لم يفترض أبدا أنه ميت
    Belki de senin şimdiden kuşun Ölmüş olduğunu düşünmeni istiyordur. Open Subtitles ربما يُريد منك أن تتكلم عن الطائر الآن لتظن أنه ميت
    O çiftlikte olsun ya da olmasın işin aslı o çocuk zaten ölmüştür bir yerlerde. Open Subtitles وسواءً كان بتلك المزرعة أم لا الحقيقة أنه ميت بمكان ما
    Havanın kuruluğuna bakılırsa dört haftadır ölü olduğunu söyleyebilirim. Open Subtitles مع الطعس الجاف الذي عايشناه سأقول أنه ميت منذ ربما أربع أسابيع

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more