| Sanırım, Bazıları sıcak sever. Ben klasik müziği tercih ederim. | Open Subtitles | أعتقد أن البعض يفضلونها ساخنة أنا شخصياً أفضّل الموسيقى الكلاسيكية |
| Fakat görünüşe göre saldırganlardan Bazıları hala rehineler ile birlikte. | Open Subtitles | يبدو أن البعض منهم لا يزال في الداخل يحتفظ بالرهائن |
| Birkaç yıl önce, gerçekten çok cesurca birşey yaptım ya da Bazıları için gerçekten salakça. | TED | منذ بضع سنوات، قمت بعمل شجاع بالفعل، مع أن البعض قد يعتبره أمرا غبيا حقا. |
| Ama en küçük kardeş, diğerleri kaleden nasıl kaçılacağını merak ederken o her gün, uçmayı denemeye başlamış. | Open Subtitles | لكن شقيقهم الأصغر بدأ يحاول في كل يوم في حين أن البعض الآخر كان يتسائل عن كيفية هروبه من القلعة |
| diğerleri bundan acı çekiyorken... diğerlerinin bu dramı komik bulması çok aşağılayıcı. | Open Subtitles | حين أن البعض الآخر يمكن أن يعاني من اكتئاب مابعد الهزيمة |
| bazılarının yüksek bir ahlak sahibi olması diğerlerinin olmaması ile alakalı değil. | TED | و ليست مسألة أن البعض لديه ضمير واع و بعض الناس ليس لديهم ضمير |
| bazılarının temel inançları yok gibi görünüyordu. | TED | بدا أن البعض منهم لا يؤمن بأية معتقدات جوهرية مطلقًا. |
| Bazılarınızın izlemek isteyeceğini düşündüğüm bir video çektim. | Open Subtitles | لقد أعددت فيديو أعتقد أن البعض سيود أن يشاهده |
| Tek farkı Bazıları yeleğimden görünüyor. | Open Subtitles | الفرق الوحيد هو أن البعض منهم كان يسترق النظرات من خلال حمّالتي المحظوظة |
| Bu çocuklardan Bazıları ilk atlayışlarında donup kalır. | Open Subtitles | أتعلم أن البعض من هؤلاء الرجال يتجمدون عند قفزتهم الأولى |
| Gezegendeki bazı olayları kapsayan tarihi kayıtlar, yalnız onların Bazıları henüz olmadı. | Open Subtitles | إنه تسجيل لتاريخ الكوكب ,تغطية الأحداث الكبرى, , إلا أن البعض منهم لم يحدث بعد |
| Binbaşı, bence buradakilerin Bazıları mühendislerden bir, iki şey öğrenebilir. | Open Subtitles | كما تعلم ياميجور أعتقد أن البعض هنا يمكنهم تعلم شيئاً ما من القناصة |
| Ama bilin ki böyle yapan Bazıları ancak caddenin karşısında iş bulabildiklerini keşfettiler. | Open Subtitles | سأقول أن البعض فقط يجد نفسه مستعد وقادر بتفرد للعمل على الجانب الآخر للشارع |
| Sıradan bir çalışmaydı ama Bazıları teşhis edilemeyen bir hastalığa yakalandı. | Open Subtitles | كان الأمر عاديا لغاية اكتشاف أن البعض يعانون |
| Ama Bazıları için öyle görünüyor olmalı. | Open Subtitles | لكننى أعلم أن البعض ينظرون إليها بهذه الطريقه. |
| Düşündüğüm tek şey iki kişi araca doğru gidebilir... ..diğerleri arkada kalır. | Open Subtitles | اعتقدٌ أن الشيء الوحيد الذي يمكننا القيامٌ بهِ أثنان منا فوق و خارج نحو تلكَ السحابة في حين أن البعض لا يزال خلفنا |
| Bir kişi odadan dışarı yollanır ve diğerleri küçük bir eşyayı saklar. | Open Subtitles | يتم إرسالها شخص واحد خارج الغرفة في حين أن البعض الآخر إخفاء عنصر صغير. |
| Belki Tanrı bazılarının görmeyi hak etmediğini düşünüyordur. | Open Subtitles | ربما يرى القدر أن البعض لا يستحق نعمة البصر |
| Bunlardan bazılarının onu gıdaya ulaştırabileceğini çabucak keşfediyor. | Open Subtitles | انه سرعان ما يكتشف أن البعض يستطيع أن يرشده لتناول وجبة. |
| Bazılarınızın peşindeki azrailden korkmadığını biliyorum. | Open Subtitles | أنا أعلم أن البعض منكم يتطلع لإرتداء الحاصد |