| Bugünlerde güvenebileceğin iyi bir yardım bulmak çok zor | Open Subtitles | من الصعب أن تجد مساعد جيداً تستطيع أن تثق به في هذه الأيام |
| Böyle bir iş yerinde çalışırsan, güvenebileceğin bir insan bulmalısın, ki bu kişi işleri yanlışdan doğruya çevirebilsin. | Open Subtitles | عندما تعمل في مكان مثل هذا تحاول أن تجد شخص واحد يمكنك أن تثق به شخص يرى الأمور كما تراها و يعلم الصواب من الخطأ |
| Ailenin geleceği hakkında ona güvenebilir misin? | Open Subtitles | ايمكنك أن تثق به مع مستقبل عائلتك؟ |
| imparator Claudio topu çaldı. Ona güvenebilirsiniz! | Open Subtitles | كلاوديو الامبراطور يسرق الكرة، لا بد أن تثق به! |
| Ona güvenebilirsiniz. | Open Subtitles | وتستطيع أن تثق به. |
| Ona güvenmek zorundayım. | Open Subtitles | عليك أن تثق به |
| Ona nasıl güveneceksin Floyd? | Open Subtitles | كيف يمكنكَ أن تثق به يا (فلويد) ؟ |
| Ona güvenmemelisin. | Open Subtitles | لا يجب أن تثق به |
| Ona güvenebilirsin. İyidir. Sizinkilere söyle, rahatlarına baksınlar. | Open Subtitles | . تستطيع أن تثق به أطلب ممن معك أن يرتاحوا |
| O güvenebileceğin tek kişi | Open Subtitles | هو الوحيد الذي يمكنك أن تثق به في المحكمة |
| Bir hırsızda güvenebileceğin ilk şey her zaman hırsız olacağı. | Open Subtitles | أمر واحد فقط يمكنك أن تثق به في اللص، وهو أنه دائمًا سيظل لصًا |
| Bu Trujillo. Ona güvenebilirsiniz. | Open Subtitles | هذا تريخو ، يمكنك أن تثق به |
| - Ona güvenmemelisin. | Open Subtitles | لايجب أن تثق به. |
| Tamam, Ona güvenebilirsin. O yeni efendimiz. | Open Subtitles | انه بخير, يمكنك أن تثق به انه سيدنا الجديد |