"أوزع" - Translation from Arabic to Turkish

    • dağıtıyordum
        
    • dağıtmam
        
    • dağıtmakla
        
    • dağıtıyorum
        
    A.M.E. kilisesi bodrumunda gelen her güçlü zenciye para dağıtıyordum. Open Subtitles في قبو الكنيسة الأسقفية الميثودية السوداء أوزع الدولارات لكل زنجي قوي البنية يأتي.
    Şehir meclisinde başladığında ben milletin bahçelerine tabela dikiyordum buz gibi havada broşür dağıtıyordum. Open Subtitles عندما بدأنا في المجلس البلدي، كنت أضع لافتات على معاشب الناس، كنت أوزع كراسات في البرد القارص
    Bayanlar, el ilanlarını dağıtmam gerekli. Open Subtitles سيداتي يجب أن أوزع بعض النشرات الإعلانية
    Pardon. Sizlere müdür değerlendirme formlarını dağıtmam lazımdı. Open Subtitles كان من المفترض أن أوزع عليكم استمارات تقييم المشرف
    Her gün gazete dağıtmakla kalmıyorum. Open Subtitles أتعلم ، أنا لا أوزع الصحف كل يوم فقط إني اقرأها أيضاً
    Bilmiyorum, ben sadece ilanları dağıtmakla görevlendirildim. Open Subtitles لا أدري أنا أوزع الإعلانات فحسب
    Patatesi bedavaya dağıtıyorum, böylelikle kendileri yetiştirebiliyorlar. Vay. Open Subtitles أوزّع البطاطس بشكل مجّاني، بحيث يتمكّنوا من زراعتها بأنفسهم
    Kanat dağıtıyorum. Open Subtitles هيا أنا أوزّع الأجنحة
    Noeldeyiz ve postaları dağıtıyordum... Open Subtitles إنها ليلة العيد و أنا كنت أوزع بعض
    Sayın yargıç, polisler beni tutukladığında Trafalgar Meydanı'nda oy hakkı ile ilgili broşür dağıtıyordum. Open Subtitles سيدي القاضي لقد كنت أوزع وجبات العشاء في ساحة فالجر عندما قام شرطيان بإعتقالي!
    Burada, şeker dağıtıyordum. Open Subtitles كنت هنا، أوزع الحلوى
    Lizzy'nin resimlerinin basılı olduğu el ilanlarını dağıtıyordum. Open Subtitles أنا كنتُ أوزع النشرات عليها صورة (ليزي)
    Yarın dağıtmam gereken broşürler var. Open Subtitles يجب أن أوزع الإعلانات غداً
    Kanat dağıtıyorum. Open Subtitles هيا أنا أوزّع الأجنحة

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more