| Asla tatile çıkamıyorsunuz çünkü, ikiniz de aynı anda tatildeyken şüphe çekecektir. | Open Subtitles | لا يمكنكِ أبداً أخذ إجازه لأن ذلك سيبدو مثيراً للشك إذا أخـذتـما إجـازة فـي نـفس الـوقـت |
| Geçtiğimiz yedi sene içinde değil maaşlı izin almak, tatile bile çıkmadım ben. | Open Subtitles | لأخذ إجازه أو عطلة للمرة الأولى منذ سبع سنوات |
| Altı yıldır ilk defa gerçek bir tatil yapacak, Max. Onu rahat bırak. | Open Subtitles | هذه اول إجازه حقيقيه منذ 6 سنوات هون الامر عليك |
| Giriş maaşı yılda 300 bin dolar artı iki ay tatil. | Open Subtitles | إنه يدفع 300,000دولار امريكي سنويا كبدايه ولديه شهران إجازه |
| Şimdi hak ettiğiniz tatili alma vakti geldi. | Open Subtitles | والآن حان الوقت لتأخذ إجازه استحقيتها بجداره |
| Bugün izinliyim. Sen de izinli misin? | Open Subtitles | لديإجازههذااليوم، ألديك إجازه اليوم ؟ |
| Neden daha öncesinde izne ayrılmıyorsun? | Open Subtitles | بعد جلسة سماع تعيين لاربي لم لا تأخذ إجازه قبل ذلك ؟ |
| Ancak şu an hatıra yok, görev yok bu gece izinliyim. | Open Subtitles | ولكن بالوقت الحالي لا أحتاج ذكريات أو مهمات سأخذ هذا اليوم إجازه |
| Şu...sana anlattığı hatunu hatırlarsın? tatile çıkan hani? | Open Subtitles | تتذكرين تلك الفتاه التى أخبرتك عنها التى ذهب معها فى إجازه ؟ |
| Eveeet... bu yaz tüm arkadaşlarınızın aileleriyle tatile çıkıp eğlendiğini ve sizin "hey, biz hiçbirşey yapmıyoruz" | Open Subtitles | الأن ، نحن نعرف أن جميع أصدقاءكم قضوا إجازه ممتعه بالذهاب في إجازه عائليه |
| Benim ayağımın altında, tatile çıkmak gibi birşey. | Open Subtitles | سيكون الأمر كأنكم ذاهبون في إجازه لـ أسفل قدمي |
| Kesinlikle. Elbette, tatile çık. Dünyayı gez. | Open Subtitles | بالتأكيد, خذ إجازه و شاهد العالم |
| Bu işi anlamadım. Sen şimdi tatile mi çıkıyorsun? | Open Subtitles | إذن أنا لا أفهم أنتي تأخذين إجازه ؟ |
| Bugün bir başka tatil. | Open Subtitles | اليوم هو إجازه مختلفه يا عزيزتي |
| Her cumartesi tatil olsun. | Open Subtitles | . أيام السبت إجازه |
| tatil mi yapıyorsunuz? | Open Subtitles | -هل تقضي إجازه ؟ |
| - Yakalayacağız. Patronunun sana borcu olan tatili kullanmanın tam vakti. | Open Subtitles | -ربما من الأفضل أن تأخذى إجازه |
| On ikiden vurmuş. Çünkü ben bir tatili hakediyorum. | Open Subtitles | لقد نجح فأنا أستحق إجازه |
| - Davis onun izinli olduğunu söyledi. | Open Subtitles | دايفيس يقول انّ الليله لديها إجازه |
| Bugün izinli değil miydin sen? | Open Subtitles | إعتقدت بأنّك فى إجازه اليوم |
| Larrabee teyit duruşmalarından sonra izne ayrılacağım. | Open Subtitles | ربما سآخذ إجازه |