| O konumda olduğumuza henüz emin değilim. Güvenliğinizin ihlal edildiğini duydum. | Open Subtitles | لست متأكد أننا وصلنا لهذا بعد أتفهم أن أمنك تم إختراقه |
| Hayır, güvenliğiniz ihlal edilmiş ve kime güveneceğimizi bilmiyoruz. | Open Subtitles | كلا، أمنك تم إختراقه ولا نعرف من يجب أن نثق به |
| Sana bir adres versem teknik ekipteki arkadaşlarına hack'letip bazı fotoğrafları sildirtebilir misin? | Open Subtitles | إذا أعطيتكَ موقعاً على الإنترنت، فهل يمكن لأصدقائك بالقسم التقني إختراقه ونزع بعض الصور؟ |
| Bazı başka ekipler bunun çaresinden direk gelmeye çalışacak kadar çılgın olsalar da bunun içine sızmak imkansızdır. | Open Subtitles | بعض العصابات قد يكونون مجنونين بمافيه الكفاية ليتصدون لمثل هذه الأنظمة ولكنه من المستحيل إختراقه |
| Şirketimiz hâlâ 73 potansiyel korsan saldırısına karşı ana ve yedek veri merkezlerimizde savunmasız durumdadır. | Open Subtitles | شركتنا مازالت تمتلك 73 موضع يمكن إختراقه في مراكز بياناتنا الرئيسية و الفرعية |
| Hayır, güvenliğiniz ihlal edilmiş ve kime güveneceğimizi bilmiyoruz. | Open Subtitles | كلا، أمنك تم إختراقه ولا نعرف من يجب أن نثق به |
| Duram, GDD'nin gizliliğinin ihlal edildiğini söylemişti. | Open Subtitles | لقد قال "دورام" أن مركز الدفاع تم إختراقه |
| Şifre "Hanstoppable" olunca çok da hack sayılmıyor. | Open Subtitles | لم يكن إختراقه صعب منذ ان كلمة السر هي "هان لا يُردع" |
| Hong Kong sunucusu hack'lendi. | Open Subtitles | موصل هونج كونج تم إختراقه |
| Güvenlik sisteminin adamın ağırlığına dayandığını biliyoruz, ...tek yapmamız gereken sisteme sızmak. | Open Subtitles | نعرف أنّ النظام الأمني يحمي الجهاز، لذا كلّ ما علينا القيام به هو إختراقه |
| "Sisteme sızmak" da ne demek oluyor, Nate? | Open Subtitles | وماذا تقصد بـ"إختراقه" يا (نيت)؟ |
| Şirketimiz hâlâ 73 potansiyel korsan saldırısına karşı ana ve yedek veri merkezlerimizde savunmasız durumdadır. | Open Subtitles | 73 موضع يمكن إختراقه في مراكز بياناتنا الرئيسية و الفرعية |