| Tipik donanım uzmanı. - Bu iş için genç değil mi? | Open Subtitles | ـ إنه إختصاصي أجهزة حاسوب ـ أليس صغيراً على فعل هذا؟ |
| Devlin MacGregor Ecza firmasında güvenlik uzmanı kendisi. | Open Subtitles | إختصاصي أمن بشركة ديفلن ماكجريجور للأدوية |
| Ama bakım gerektiren her şey, her yapı, tüm operasyonlar-benim işim. | Open Subtitles | ولكن أي شئ ذا قيمه تحدث , كل بنايه , كل عمليه هذا إختصاصي .. |
| Tabura ile iyi olabilir ama bu benim uzmanlık alanım. | Open Subtitles | إنه قد يكون جيدا بالمقعد,لكن هذه من إختصاصي |
| Millet, aramıza yeni bir uzman katılıyor. | Open Subtitles | أيها الناس لدينا إختصاصي جديد إنضم إلينا |
| Berlin'e geldiğinde seni en iyi uzmana götürebilirim. | Open Subtitles | عندما تجيء إلى برلين، أنا قد أحصل على أنت لرؤية إختصاصي أعلى، |
| Sonuç olarak, el ameliyatları uzmanlığım oldu. | Open Subtitles | ونتيجة لذلك، فكرتُ بجعل جراحة اليد إختصاصي. |
| Yerdeki şeyler yetki alanım dışında kalıyor. | Open Subtitles | الأشياء التي على الأرض هي خارج إختصاصي |
| Belediye başkanıyım ben. Bu kasabada olan her şey beni ilgilendirir. | Open Subtitles | أنا العمدة، كل ما يجري في المدينة من إختصاصي |
| Ve onlara ulaşmak için işin uzmanı olmak gerekir. | Open Subtitles | فقط هناك إختصاصي واحد يمكن ان يصل اليها. |
| Babam eskiden ordudaydı ama artık sıradan bir ısıtma soğutma uzmanı. | Open Subtitles | أَبّي كَانَ في الجيشِ، لكن الآن a إختصاصي في إتش Vac. |
| Bu benim işim. Genç insanlarla nasıI konuşulur, bilirim. | Open Subtitles | هذا من إختصاصي اعرف كيف اتكلم مع المراهقين |
| Sayılar genelde benim işim değildir. | Open Subtitles | في الواقع هذه اللعبة ليسة من إختصاصي أنا محب للعبة البوكر |
| Tabii ki normal işim bu değil. | Open Subtitles | بالتأكيد، هذه المنطقة ليست من إختصاصي. |
| Biliyorsun, bu benim uzmanlık alanım. | Open Subtitles | الموهبة يا صاح و أنت تعرف أن هذا إختصاصي |
| Benim uzmanlık alanım çok dar | Open Subtitles | في الحقيقة الأمر ليس مضحك أنا إختصاصي محدد جداً |
| Evet, ama şu durumda geriye kalan etin çoğu mantar ve mantar da benim uzmanlık alanımdır. | Open Subtitles | أجل، لكن في هذه الحالة الأنسجة المتبقية جلها فطريات التي هي ضمن مجال إختصاصي |
| Millet, aramıza yeni bir uzman katılıyor. | Open Subtitles | أيها الناس لدينا إختصاصي جديد إنضم إلينا |
| Kocamla birlikte Mobile'de bir uzman doktora gittik. | Open Subtitles | خارج إلى إنسللنا وأنا زوجي إختصاصي لرؤية موبيل لمدينة |
| Bir uzmana yakın olmak için taşındık buraya. | Open Subtitles | أنتقلنا هنا لنكون بقرب إختصاصي |
| Kusura bakma, Cherrybombshell, benim uzmanlığım buzdur. | Open Subtitles | آسفة يا شيري بومبشميل، إختصاصي هو الثلج |
| Eğer birisi diğer insanların çalışmasını zorlaştırırsa, onu göndermek benim yetki alanıma girer. | Open Subtitles | إذا صعّب شخص ما العمل على الآخرين فهذا خارج مجال إختصاصي - و علي طردهم |
| - O genç sadistlerden birinin, geçmişte bize yaptığı deneyler beni ilgilendirir. | Open Subtitles | -وإيجاد واحدة من اللامعون الساديون من قامت بعمل التجارب علينا سابقاً بالتأكيد من إختصاصي |
| Fizik ve astronomoninin evliliğine, yani benim alanımın doğumuna tanık oluyorsunuz: | Open Subtitles | أنتم تشهدون تزواجًا بين الفيزياء والفلك مولد إختصاصي العلمي |
| Aynı zamanda, Macclesfield General'de bulunan sinir hastalıkları uzmanına muayene olmak için listede bekliyor olacaksın. | Open Subtitles | بالوقت الحالي سوف تكون على القائمة حتى ترى إختصاصي طبيبِ أعصاب في جنرال ماكليسفيلد |