| Yani, ceset gitmiş olsa bile yaptığım şeyin delili yine de orada olurdu. | Open Subtitles | إذاً حتى لو نقلت الجثة ، فإن الدليل على ما فعلت سيبقى هناك |
| Demek Vatikan bile bunu görmezden gelemiyor. | Open Subtitles | إذاً حتى الفاتيكان لا يستطيع الإشراف على هذا الأمر. |
| Konusu cesaret olsa bile, bu beyazların cesareti. | Open Subtitles | إذاً حتى لو كان الفيلم عن الشجاعة، فإنه يجسد شجاعة الرجل الأبيض. |
| Yani kablolu kanal şirketlerinin anlaşmazlıklarını çözmesini bekleyeceksin. | Open Subtitles | ستنتظر إذاً حتى تحلّ شركات الفضائيات نزاعاتها؟ |
| Konusu cesaret olsa bile, bu beyazların cesareti. | Open Subtitles | إذاً حتى لو كان الفيلم عن الشجاعة، فإنه يجسد شجاعة الرجل الأبيض. |
| Eee'si görevdeyken bile öğle yemeği yiyoruz. | Open Subtitles | - إذاً, حتى ونحن نتناول الغذاء مازال هذا واجبنا |
| Demek bitkilerinin bile gizli yönleri var. | Open Subtitles | إذاً حتى نباتاتك تخفي أسراراً |
| Yani adam ölüyken bile hazinesini koruyor. | Open Subtitles | إذاً حتى وهو في قبره، مازال (دان) يراقب غنيمته. |
| Çin'in kadın hijyen ürünlerinin kişi başı tüketiminin 5 yıllık bir zaman diliminde %50 olacağını varsaysak bile bu sektörde %28'lik bir büyüme oranından bahsediyoruz. | Open Subtitles | إذاً حتى لو افترضنا أن إطاراً زمنياً معتدلاً مدته خمس سنوات بلغ نسبة خمسون بالمائة من استهلاك الفرد في "الصين" لمنتجات المنظفات |
| Yani Max seni uyandırmak için hiçbir şey söylemese de uyanıyordun. | Open Subtitles | إذاً حتى بدون أن يتفوّه ماكس بكلمة، استيقظت |
| - ...neredeyse hiçbir... - Yani, o aslında yaşıyordu. | Open Subtitles | كـانـت حيـة إذاً حتى فصلت عنهـا الأجهـزة |
| Yani, etrafındaki insanlara zarar verse de mi? | Open Subtitles | إذاً حتى لو هو يؤذي الناس حولك؟ |