| Bunlardan üç, dört tane içersen içinde kan bile bulamazlar. | Open Subtitles | إذا شربت ثلاثة أو أربعة منها، لن يجدوا دمك حتى |
| Tüm eşler, azarlar... az içersen, az kızar. -p | Open Subtitles | كُلّ الزوجات يُوبّخنَ. . إذا شربت قليلاً، أنت سَتَسْمعُ أقل |
| Peki bu salgın. Bulaşıcı mı? Sadece suyu içersen, ki içmen için dua ediyorum. | Open Subtitles | فقط إذا شربت من الماء وأنا أصلي لأن تفعل, هل اتفقنا؟ |
| Ben daha önce içtim. Çok içersem sürekli çişe gitmek zorunda kalıyorum. | Open Subtitles | شربتُ من قبل ، إذا شربت الكثير فسأحتاج ان اتبولَ طوال الوقت |
| Eğer şimdi bir tane içersem beni sedyeyle eve götürmek zorunda kalırsınız. | Open Subtitles | بالطبع إذا شربت كأس واحدة الآن، عليكِ أنْ تأخذيني إلى المنزل بنقالة. |
| 300 dolarlık içkinden içmemin mahzuru var mı? | Open Subtitles | أتمانع إذا شربت من تلك الخمرة الغالية ؟ |
| - Benim içmemin sakıncası yoktur herhalde. | Open Subtitles | لا، شكراً - أتمانع إذا شربت أنا - |
| Eğer bu şaraptan içersen, diğer şarapları senin için sonsuza kadar mahvedecek. | Open Subtitles | إذا شربت هذا الخمر، سيفسد عليك كل أنواع الخمور الأخرى للأبد |
| Eğer bu votkayı içersen karaciğerin içtiğin antifrizi görmezden gelip onun yerine votkayı absorbe edecek. | Open Subtitles | إذا شربت هذه الفودكا كبدك سوف يتجاهل مضاد التجمد الذي شربته ويمتص الفودكا بدلاً من ذلك |
| Eğer tüm şişeyi gözümüzün önünde içersen, evet. | Open Subtitles | إنه يعني ذلك إذا شربت كل الزجاجة ونحن نشاهد |
| Tutucu gibi görünmek istemem, ama şarabı çocuklar uyuduktan sonra içersen çok memnun olurum. | Open Subtitles | أنا أقدر إذا شربت نبيذك بعد نوم الأطفال |
| Tutucu gibi görünmek istemem, ama sarabi çocuklar uyuduktan sonra içersen çok memnun olurum. | Open Subtitles | أنا أقدر إذا شربت نبيذك بعد نوم الأطفال |
| - Onu içersen geriye dönüşü yok. - Biliyorum. | Open Subtitles | إذا شربت هذا لا مجال للتراجع - أنا أعلم - |
| Eğer günde bin bardak filan içersen tabii. | Open Subtitles | أجل، إذا شربت منهُ الف كأس في اليوم. |
| İçersen, seni korkunç bir şekilde hasta edecek. | Open Subtitles | إذا شربت منها ستُمرضك بشكل مروع |
| Bunu içersen düşünebilirsin ama. | Open Subtitles | ربما تتخيل إذا شربت هذه الأشياء |
| Eğer çok kahve içersem ellerimin titreşimi kontrolden çıkıyor. | TED | وبعض الأحيان إذا شربت الكثير من القهوة، فأن الإهتزازات تخرج عن نطاق سيطرتي. |
| Biraz daha içersem pişman olacağım şeyler yapabilirim. | Open Subtitles | حسناً, إذا شربت أكثر من ذلك, ربما قد أفعل شيء أندم عليه |