"إذا ً" - Translation from Arabic to Turkish

    • Eğer
        
    • Yani
        
    • O zaman
        
    • Öyleyse
        
    • Demek
        
    • olursa
        
    • O halde
        
    • Ee
        
    • tabii
        
    •   
    • olur
        
    • mi
        
    • Eee
        
    • varsa
        
    • Pekala
        
    Eğer daha fazla fare istihdam edersek sonucu daha da iyi hale getirebiliriz. TED إذا كنت تستطيع جلب المزيد من الجرذان، يمكننا أن نجعل الواقع الناتج أكبر.
    ve Eğer bilginiz ve anlayışınız üzerinde zorlayıcı olursam özür dilerim. TED و أنا متأسف إذا أضفت بعض التوضيح , و أفهتمك البعض
    Şimdi ben bunu Eğer yapmamış olsaydım, burası bir cehennem yuvası olurdu. TED الآن إذا لم افعل ذلك ، كان يمكن أن يكون مكانًا بائسًا.
    Yani mutluluk son iki yıldır duyduğumuz en popüler kelime. TED إذاً فالسعادة هي الكلمة الأكثر شعبية سمعناها خلال العامين الماضيين.
    TR: O zaman şu anda yüzde 86 oranda kesinsiniz? TED توم رايلي: إذاً فأنتم الآن دقيقون بنسبة 86 في المئة؟
    Öyleyse her şey tamam, ışık bir dalgadır, değil mi? TED إذاً لقد اتفقنا .. الضوء ينتمي للموجات أليس كذلك ؟
    Yakalayacağımız Büyük Patlama olsaydı Eğer, bunun gibi ses çıkarırdı. TED إذا كنا لنسجل صوت الإنفجار العظيم، فسيكون شيئا مثل هذا.
    İşte Eğer listelerimizi sesli olarak paylaşsaydık keşfedeceğiniz çok şey olurdu. TED وهذا ما ستكتشفه لاحقاً إذا بدأنا جميعا بتقاسم قوائمنا بصوت عال.
    Eğer daha önce yerinizden edilmişseniz hikâyenizi taşıyan yeri kaybetmenin verdiği ızdırabı bilirsiniz. TED إذا سبق لك النزوح، فأنت تعرف ألم فقدان مكان عشت فيه طيلة حياتك
    Eğer sosyal ağların üst lineer eğimi üzerinden konuşursak, birim başına daha fazla demektir, teori der ki; hayatın hızı artar. TED إذا كانت هذه هي الشبكات و تدرجها الخطي الفائق اكثر للفرد الواحد في هذه الحالة النظرية تقول أنك زدت تسارع الحياة
    Eğer gerçekten beynin patronu dikkat ise iyi bir patron mu? TED إذا كان الانتباه هو الذي يقود الدماغ، فهل هو قائد جيد؟
    Ama Eğer daha yakından bakarsanız, olaylar dizisi aslında yoğunlaşıyor. TED لكن إذا نظرت بصورة أكثر تمعناً، تلاحظ أن المؤامرة تتضخم.
    Eğer geçen haftalar içerisinde diplomatik haberleri takip ettiyseniz, Çin ve A.B.D. arasında Amerikalı şirket Google'a karşı yapılan TED إذا كنتم قد تابعتم الانباء الدبلوماسية في الأسابيع الماضية ، ربما سمعتم عن نوع الأزمات بين الصين والولايات المتحدة
    Eğer yardım edebileceğiniz herhangi bir yol varsa, lütfen ama lütfen, edin. TED إذا كنت تعتقد أن بإمكانك مساعدتنا بأي طريقة، أرجوك.. أرجوك أن تفعل.
    Yani bizim zamanımız, bizim sıramız diyorlar. Bu, bizim geleceğimiz. TED إذاً ما يقولونه هو، إنه وقتنا، إنه دورنا، إنه مستقبلنا.
    Yani zaman perspektifi nedir? Bu konu hakkında konuşacağım bugün. TED إذاً ماهو منظور الزمن؟ هذا ما سوف أتحدث عنه اليوم.
    Yani, erken okumaya başladım. Ve okuduklarım İngiliz ve Amerikan çocuk kitaplarıydı. TED إذاً فقد كنت قارئة مبكراً. وما قرأته كان كتباً للأطفال إنجليزية وأمريكية.
    Bunu anlayamıyorum çünkü Eğer salınımların durması gerekiyorsa O zaman salınımları durdurmalıyız. TED لا أفهم ذلك، فإذا كان للانبعاثات أن تتوقف، فيجب علينا إيقافها إذاً.
    Öyleyse anımsayan benliğimiz ve deneyimleyen benliğimiz birbirinden oldukça ayrıdır. TED إذاً فنحن لدينا نفسية الذكرى ونفسية التجربة، وهما حقاً مستقلتان.
    Demek çalışan yeni bir otomat yerine çalışmayan 2 boktan otomat aldın? Open Subtitles إذاً, بدلاً من شراء واحدة جديدة تعمل, اشتريت اثنتين رديئتين لا تعملا.
    Fakat suçlular kontrol sahibi olursa polisler ve mahkemeler işlerini yapamazlar. TED لكن إذا كانت السطوة للمجرمين، فلن تستطيع الشرطة والمحاكم تأدية وظيفتيهما.
    O halde biraz vakit geçirip akşam yemeği yemeye ne dersin? Open Subtitles إذاً ماذا عن أن نقضي الوقت حتى العشاء و نتناولهُ معاً؟
    Ee, Blackadder, anlatsana, üst düzey ünlülerle vakit geçirdin mi? Open Subtitles إذاً يابلاكادر, أخبرنا, هل التقيت ببعض المشاهير من الزمن الماضي؟
    tabii bunlar konuyla ilgili değil, çünkü ilerlemenin gerçekleşip gerçekleşmediği sorusu inançla alakalı değil, iyimser bir tutum takınıp bardağın dolu yarısını görmek de değil. TED ولكن كل هذا لا معنى له، ما إذا كان قد تم إحراز تقدم ليس مسألة عقيدة أو نظرة تفاؤلية أو النظر إلى نصف الكوب الممتلئ.
    Gözlerinizin önünde vazelinden bir perde varken bunu görmeye çalıştınız hiç? TED هل حاولتم من قبل رؤية ذلك إذا كان هناك فازلين أمام أعينكم؟
    Bu numaraların bir kısmını öğrenmek istemiyorsanız, şu an burayı terketseniz iyi olur. TED يفضل أن تغادر الآن إذا لم تحب أن تتعرف على بعض هذه الخدع
    Eee, ben de armayı beğenmedim ama eleman da yanımda 15 dakika harcamıştı. Open Subtitles إذاً لم يعجبني الشعار إلى حد كبير، لكن الرجل قضى 15 دقيقة معي
    Pekala, Öyleyse niçin saatte 25 mil hızla sürebileceğin yerde 15 mille gidiyorsun? Open Subtitles إذاً لمَ تقود بسرعة 25 كم في منطقة حد السرعة بها 40 كم؟

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more