| Ben giymeyi kabul ettim. | Open Subtitles | وافقت على إرتدائه |
| Ben giymeyi kabul ettim. | Open Subtitles | وافقت على إرتدائه |
| Ve oturma odasında giymek olacak - sadece alışık, biraz dar - | Open Subtitles | -وعليك إرتدائه في غرفة المعيشة -لأعتاد عليه فقط، فهي ضيقة نوعاً ما |
| - Bej olanını ütüleyecektim. Onu giymek ister misin? | Open Subtitles | قمت بكوي قميصك البيج هل تريد إرتدائه |
| Siyah üzerinde güzel durmuş. Bunlardan daha çok giymelisin. | Open Subtitles | اللون الأسود يليق بكَ، يجب عليكَ إرتدائه بكثرة |
| Abiye bir modeldir ama çalışırken de giyebilirsin. | Open Subtitles | انه للخروج لكن يمكنك إرتدائه فى العمل ايضاً |
| Leroy, oduncu gömleği ve Doc Martens botlar giymeyi ne zaman bırakacak? | Open Subtitles | ...هل "لي روي" سيتوقف عن إرتدائه الفانلات والـ"دوك مارتينس"؟ |
| Bu sadece bazen giymek zorunda olduğum elastik bir bel desteği. | Open Subtitles | إنه مجرد حزام مطاطي ...يلزمني إرتدائه أحياناً ليسند ظهري |
| Korse, bir korse giymek istiyorum. | Open Subtitles | مشد للخصر أحب إرتدائه |
| Annemin gelinliği. Bunu giymelisin. | Open Subtitles | فُستان زفاف أمنا، عليِ إرتدائه |
| - Patrick, kesinlikle giymelisin. | Open Subtitles | يجدر بك إرتدائه يا (باتريك). |
| Abiye bir modeldir ama çalışırken de giyebilirsin. | Open Subtitles | انه للخروج لكن يمكنك إرتدائه فى العمل ايضاً |
| Öyleyse dene. Onu yarın kulüp için giyebilirsin. | Open Subtitles | جربيه ,يمكنك إرتدائه غداً الى النادي |