| Bu hayatımın en rahatlatıcı hobisi. | Open Subtitles | - هذا هو أروع إسترخاء سوف أحظى به في حياتي |
| Gördün mü? Bu daha rahatlatıcı değil mi? | Open Subtitles | هناك أليس فى هذا إسترخاء أكثر ؟ |
| Bu yüzden , aradığımız şey denge, odaklı bir gevşeme ki düşüncelerimiz bütün sıradan dış etkiler olmadan gelip gidebilsin. | TED | لذلك نحن نبحث عن توازن ما ، إسترخاء مركز يمكننا من أن نسمح للأفكار و بالتشكل والتلاشي دون أن نتدخل تدخلنا المعتاد |
| Uyarı, gevşeme, ...hoş birliktelik ve ilginç muhabbet. | Open Subtitles | تحفيز, إسترخاء جماعة ممتعة ومحادثة مثيرة |
| Derin Rahatlama, bağışıklık sistemini destekler. | Open Subtitles | إسترخاء عميق يعزز الجهاز المناعى. |
| Ve Rahatlama kliniği. | Open Subtitles | و إسترخاء للظهر. |
| Çünkü eve gidip rahat bir akşam geçirmek istemiştim. | Open Subtitles | أمسية إسترخاء في البيت |
| Bunun rahatlatıcı olması mı gerek? | Open Subtitles | هل من المفترض بهذا أن يكون إسترخاء ؟ |
| rahatlatıcı. | Open Subtitles | كأنّه إسترخاء. |
| Dominica basit bir gevşeme deneyine katılmayı kabul etti. | Open Subtitles | وافقت (دومينيكا) على المشاركة في تجربة وُصفت أنها تجربة إسترخاء بسيطة |
| Rahatlama. | Open Subtitles | إسترخاء. |
| Çünkü eve gidip rahat bir akşam geçirmek istemiştim. | Open Subtitles | أمسية إسترخاء في البيت |
| Bir kaç dakika içinde, Dominika'nın beyin dalgaları kendilerini rahat bir kalıp içine bırakacaklar. | Open Subtitles | (وفي غضون دقائق ، بدأت موجات دماغ (دومينيك الدخول في حالة إسترخاء |