| Karşı tarafın avukatlarının yaptığı açılış konuşması kanıt değildir. | Open Subtitles | قد تسمع بيانات إفتتاحية من المحامين المعارضين كل واحد يقدم جانبه من النزاع هذا ليس دليل |
| Dave. Hey. Harika açılış. | Open Subtitles | كانت هذه إفتتاحية رائعة لقد سيطرت على هيئة المحلفين فعلاً |
| Galerinin açılış töreni için davetiye vermeye gelmiştim. | Open Subtitles | جئت لإعطائك دعوة لحضور حفل إفتتاحية المعرض |
| Bu kadar komik bir pilot bölümü senaryosunu hiç görmedim. | Open Subtitles | لم يسبق وأن رأيت سيناريو إفتتاحية بهذا المرح |
| Eğer açılışı kaçırırsak, doğrudan yemeğe gitmeyi öneriyorum. | Open Subtitles | إن فوّتنا إفتتاحية الحفل، أقترح أن نختصر الوقت ونذهب للعشاء مباشرة. |
| Binayı aynı zamanda Better Off Ted'in jeneriğinden de hatırlayabilirsiniz! | Open Subtitles | وربما تميزون المبنى أيضًا من إفتتاحية مسلسل بيتر اوف تيد |
| Müşteri demişken büyük bir açılış yapmak için hâlâ çok geç değil. | Open Subtitles | بالحديث عن الزبون، لم يفت الآوان لعمل إفتتاحية ضخمة. |
| Buda gördüğüm her korku filmin açılış sahnesine benziyor | Open Subtitles | هذا يبدو كأفضل إفتتاحية لفيلم رعب ملحمى قد رأيتها من قبل |
| Aman Tanrım. açılış partisine gelecekler listesine bir bak. | Open Subtitles | يا إلهي أنظروا إلى لائحة الحجز في إفتتاحية مطعمنا. |
| Sayın görgü tanıkları, Irina Derevko davasındaki açılış konuşmalarını beklediğinizi biliyorum ama bu sabah elimize zanlının ifadesi ulaştı. | Open Subtitles | ديستيجويشيد يشهد، أعرفك كانت تتوقّع حجج إفتتاحية لإدّعاء إرينا دريفكو، لكن إبتداء من هذه إتفاقية إلتماس الصباح وصل مع المتهم. |
| Ve sana bir açılış gecesi hediyesi getirdik. | Open Subtitles | ونحن حَصلنَا عليك هدية إفتتاحية ليلية. |
| Kulüp toplantısı açılış andını atladın. | Open Subtitles | تعديتِ رَدِّ نداءِ إفتتاحية المنظمة. |
| Benim için bir açılış töreni planlamaya başladı bile. | Open Subtitles | إنه يخططا مسبقا إلى إفتتاحية للأحتفال. |
| Seneye Diamondback'lerin açılış maçında ilk topu ben atacağım | Open Subtitles | سأرمي أول كرة في ملعب "دايموندباكز" في إفتتاحية مبارياتهم السنة القادمة |
| "Sistemic davasının açılış konuşması sırasında Anayasa mahkemesine intihar saldırısı düzenlemelerinden saatler önce." | Open Subtitles | قبل ساعات من مخططهم الإنتحاري بالمحكمة العليا للولاية "خلال كلمة إفتتاحية بمحاكمة الـ(سيستيميكس) |
| Eminim açılış partisi de olacaktır. | Open Subtitles | إذًا لابد من انهم سيقيمون حفلة إفتتاحية |
| Evet, bu bir açılış cümlesi. | Open Subtitles | هذه إفتتاحية بالفعل |
| Gelecek sezon için heyecan verici pilot bölümlerimiz var. | Open Subtitles | لدينا حلقة إفتتاحية شيقة للغاية للموسم القادم |
| Yeni bir televizyon gösterisi. Adına pilot diyorlar. | Open Subtitles | هي لمسلسل تلفزيوني جديد، ما يسمى بحلقة إفتتاحية |
| Ve aynı gece Dünya Dans Şampiyonalığı açılışı da olacak öyle değil mi? | Open Subtitles | -و في نفس تلك الليلة ستكون إفتتاحية مسابقة الرقص العالمية ، أليس كذلك |
| Hayır, aslında yakın arkadaşımız Adriana Tate-Duncan açılışı yapacak. | Open Subtitles | لا في الحقيقة ، صديقتنا المقربة (آيدريانا تايت دنكن) . ستكون إفتتاحية الحفل |
| Muhtemelen Friends dizisinin jeneriğinden tanıdık gelecektir. | Open Subtitles | ربما قد تكونا تعرِفانها مسبقًا من إفتتاحية مسلسل (الأصدقاء) |