| Karaya vardığınızda, karışıklık tasavvur etmiyorum. | Open Subtitles | بمجرد أن ترسو، أتخيل أنه لن يوجد أي إلتباس |
| Emin olmak istiyorum karışıklık olmasın. | Open Subtitles | فقط أردت أن أتأكد بعدم وجود أي إلتباس |
| Videoda olsun ki sonra karışıklık olmasın. | Open Subtitles | وبالفيديو بحيث لا يكون هُنالك إلتباس. |
| Bir karışıklık oldu sanırım. | Open Subtitles | لقد حصل إلتباس على الأرجح |
| - Küçük bir karışıklık olmuş, bu nedenle... | Open Subtitles | - لدىّ إلتباس هنا, وهو كيف ولماذا .. |
| Evet, sanırım bir karışıklık olmuş. | Open Subtitles | نعم، إعتقدت أنه حصل إلتباس |
| Sadece bir karışıklık, o kadar. | Open Subtitles | إنه إلتباس وهذا كل شيء |
| Bende karışıklık için özür dilerim. | Open Subtitles | و أنا أعتذر عن أي إلتباس |