| Ödül tarifesi çok yükselince, inovatörler devreye girerek bu değeri aşağı çekecektir. | TED | مع ارتفاع النسب بشكل كبير سوف يدخل المبتكرون ويدفعون النسب إلى أسفل. |
| Ama tam doruğa ulaştığında, kaya aşağı yuvarlanıyordu ve Sisifos yeniden başlamak zorunda kalıyordu. Ve yeniden, yeniden, sonsuza dek. | TED | ولكن، بمجرد الوصول إلى القمة، تتدحرج الصخرة إلى أسفل التلة، ما يجبره على البدء مرة أخرى وأخرى، وأخرى، إلى الأبد. |
| - İstifa! | Open Subtitles | إلى أسفل! |
| Ve aniden elmayı yere doğru çeken kuvvetin gezegenlerin ve ayın hareketlerini düzenleyen kuvvetle aynı olabileceğini farketti. | TED | وقد أدرك فجأة أن القوى التي سحبت التفاحة إلى أسفل إلى الأرض قد تكون نفس القوى التي تنظم الحركات للكواكب والقمر. |
| Sanırım yukarıdayız. Önce aşağıya indik. Şimdi de bizi yukarıya çıkardılar. | Open Subtitles | أعتقد أننا صعدنا، أولاً ذهبنا إلى أسفل ثم أحضرونا إلى الأعلى |
| Kişi başına düşen geliri bu defa bu eksende göstereceğim, fakirler aşağıda burada, zenginler yukarıda. | TED | سوف أريكم دخل الفرد على هذا المحور الفقر إلى أسفل هنا ، و الغنى هناك |
| Başımdan aşağısı felç olmasaydı, sana gününü gösterirdim. | Open Subtitles | لو لم أكن مشلولة من عنقي إلى أسفل جسمي لركلت مؤخرتك |
| Sonra geri aşağı in ve ne yapman gerekiyorsa onu yap. | Open Subtitles | تذهب إلى أسفل ثم تفعل كل ما هو عليك القيام به. |
| Yörüngeden aşağı yapılan yolculuk yer çekimi sayesinde gerçekleşti değil mi? | Open Subtitles | تلك الرحلة إلى أسفل من المدار، الذي يساعده خطورة، أليس كذلك؟ |
| Maui karanlıktan ötürü çok korkmuştu; dolayısı ile onu üst kata çıkarmak durumunda kaldım; daha doğrusu, önce yürüyüş için merdivenlerden aşağı indirdim, ve sonra da tekrar yukarı çıkardım. | TED | كان ماوي خائفا بسبب الظلام، لذا كان عليّ حمله إلى الطابق فوق، في الواقع ذهبنا إلى أسفل للتجول به ثمّ أعدته إلى أعلى. |
| İdrar aşağı akarak üretraya girer ve dış üretral sfinkter aniden durur. | TED | ويجري إلى أسفل سريعًا، ويدخل السائل الإحليل ويتوقفُ لفترة قصيرة عند العضلة القابضة الخارجية. |
| Vücudum onun için bir tuval gibiydi ve parmağını yüzümden aşağı öyle yavaş indirirdi ki hareket ettiğini bile hissetmezdim. | TED | كان جسدي مثل لوحة زيتية بالنسبة لها، وتقوم بتمرير طرف اصبعها إلى أسفل وجهي ببطء شديد ل يمكنني الاحساس به يتحرّك. |
| - İstifa! | Open Subtitles | إلى أسفل! |
| - İstifa! | Open Subtitles | إلى أسفل! |
| - İstifa! | Open Subtitles | إلى أسفل! |
| Sonrasında, nasıl durduğunu görmek için bakışlarımızı yere çeviriyoruz. MOSKOVA BUZ REVÜSÜ, BELGRAD # Partimize teşekkür ederiz # | Open Subtitles | وبعد ذلك ننظر إلى أسفل لنرى كيف طريقة وقوفه على الأرض. رائع. |
| "Hiç olmadığı kadar utangaç ve yere bakıyor, onu bırakmıyorum." | Open Subtitles | عيونها تنظر إلى أسفل بخجلٍ شديد" "أمسكتهم برغم حركتهم الدائبة |
| Patates çuvalı gibi yere yığılmış olmalı. | Open Subtitles | يجب أن يكون ذهب إلى أسفل مثل كيس من البطاطا. |
| Her günün sonunda, bitkin ve acı içinde zirveye ulaşır ve ittiği kayanın tepeden aşağıya yuvarlanışını çaresizce izler. | Open Subtitles | في نهايه كل يوم, يصل إلى قمة الجبل منهك القوى ويصبح يائساً وهو يرى هذه الصخرة تتدرحج إلى أسفل |
| aşağıda onların ültimatomunu dinlemek yerine, | Open Subtitles | الآن, بدلا من الاستماع إلى من الانذارات من هنا إلى أسفل, |
| Belden aşağısı gösterilmedi bile. | Open Subtitles | لم يقبلوا حتى عرضه لنفسه من الخصر إلى أسفل. |
| Sadece gerçek var Sen, silahını indir, silahını indir. | Open Subtitles | القرف حصلت للتو حقيقية. أنت، وضعت بندقية الخاص بك إلى أسفل، ووضع بندقية الخاص بك إلى أسفل. |
| Aslında güneş enerjisi modüllerinin masrafları listenin en alt kısmına düştü. | TED | في الواقع,انخفضت تكاليف وحدة الطاقة الشمسية هذه حتى وصلت إلى أسفل الرسم البياني. |
| Tefecileri indirin! | Open Subtitles | إلى أسفل مع المقرضين المال! إلى أسفل مع المقرضين المال! |