Senin yardımına ihtiyacım yok. Orayı tek başıma satın alacağım. | Open Subtitles | أنا لست بحاجة إلى مساعدتك سأحصل على ذلك الإستوديو لوحدي |
Alabileceğin tüm yardıma, ihtiyacın olduğu söyleyeceğim. Senin yardımına ihtiyacım yok! | Open Subtitles | ـ بل أقول أنك تحتاجين المساعدة ـ أنا لست بحاجة إلى مساعدتك |
- Yardımına ihtiyacım var. - Tamam, bir şeyler giyeyim. | Open Subtitles | ـ أحتاج إلى مساعدتك ـ حسن, دعيني أرتدي قميصي |
Monica, bunu atlatmam için yardımın gerek. | Open Subtitles | مونيكا، أحتاج إلى مساعدتك لتخطّي هذه المرحلة. |
Bunu atlatırsak, onu kaza alanına götürmek için yardımına ihtiyacım olacak. | Open Subtitles | لو نفذت هذا الأمر سأحتاج إلى مساعدتك لإخراجه إلى موقع الاصطدام |
Seni buradan çıkarmamı istiyorsan, bana yardım etmelisin. | Open Subtitles | أذا كنت سأخرجك من هنا فسأحتاج إلى مساعدتك |
İyi. Ama Triad için yardımınıza ihtiyacı var. | Open Subtitles | إنه بخير لكنّه يحتاج إلى مساعدتك فى المحاكمة |
İnan bana, o adam kendi kardeşini bulmayı isteseydi, yardımına ihtiyaç duymazdı. | Open Subtitles | ألا تصدقني ، إذا كان ذلك الرجل يريد العثور على شقيقته فهو لا يحتاج إلى مساعدتك |
yardımına ihtiyacım var, böyle bakmaya devam edersen çığlık atabilirim. | Open Subtitles | أنا في حاجة إلى مساعدتك اذا اِستمريت بالتحديق هكذا سأصرخ |
- Oh, albay, ben...üzgünüm. - Ama, ama yardımınıza ihtiyacım var. | Open Subtitles | أوه , أيها الكولونيل أعتذر لك , ولكنني أحتاج إلى مساعدتك |
Eğer bunu hızlı bir şekilde yapacaksak, öyleyse Senin yardımına ihtiyacımız var. | Open Subtitles | إذا كنا سنفعل ذلك بسرعة نحن في حاجة إلى مساعدتك |
Fakat bunu yapmak için Senin yardımına ihtiyacımız var, tamam mı? | Open Subtitles | لكننا سوف نحتاج إلى مساعدتك فى ذلك، حسناً ؟ |
Bunu ondan uzak tutmaya çalışıyorum. Fakat bunu yapmak için Senin yardımına ihtiyacım var. | Open Subtitles | أريد أن يبقى الوضع هكذا لكن لفعل ذلك سأحتاج إلى مساعدتك |
- Yardımına ihtiyacım var. Merhaba, Paige. - Bunu diyeceksin sen korktum. | Open Subtitles | (أحتاج إلى مساعدتك ، مرحباً (بايدج . كنت أخشى أن تقول هذا |
- Yardımına ihtiyacımız var. - Şu bulaşıkçı çocuk. | Open Subtitles | نحتاج إلى مساعدتك - اوه, انه ذلك الخادم - |
- Yardımına ihtiyacım var. - Günaydın. | Open Subtitles | ــ أحتاج إلى مساعدتك ــ صباح الخير |
- Onu değiştirebiliriz. Ama yardımın gerek. | Open Subtitles | يمكننا أن نغير هذا ولكننا بحاجة إلى مساعدتك |
Bu yüzden, ciddi erotik romanımın örnek bölümlerini bitirmek için herhangi bir umudum olması için senin yardımın gerek. | Open Subtitles | وإن كنت سأحظى بأي أمل بإنهاء عينة الفصول لروايتي الشهوانية أحتاج إلى مساعدتك |
Önce yönümüzü belirleyebilmek için yardımına ihtiyacım var. | Open Subtitles | أولاً ، أحتاج إلى مساعدتك ، حدد بعض العلامات البارزة لنعرف وجهتنا |
Norrin, dünyamızı kurtarmak için yardımına ihtiyacımız var. | Open Subtitles | نورين , سنحتاج إلى مساعدتك لإنقاذ عالمنا |
Kredi almama yardım etmelisin. | Open Subtitles | أحتاج إلى مساعدتك, لأتمكن من الحصول على قرض |
Sana yalvarıyorum. yardım etmelisin. | Open Subtitles | أتوسّلُ إليك يا رجل أنا أحتاجُ إلى مساعدتك فحسب |
Ama bu olmadan önce kafesi açmak için yardımın lazım. | Open Subtitles | ولكن قبل أن يحصل هذا أحتاج إلى مساعدتك في فتح القفص |
Masum bir kadını rehin tutuyor ve onu bulmak için yardımınıza ihtiyacım var. | Open Subtitles | إنه يحتجز امرأة بريئة رهينة، وأحتاج إلى مساعدتك لإيجادها. |
Eğer yardımına ihtiyaç duyarsam çanı çalarım. | Open Subtitles | لذا إن احتجت إلى مساعدتك سأقرع الجرس |
yardımına ihtiyacım yok. O dans stüdyosunu kendi başıma alacağım. | Open Subtitles | أنا لست بحاجة إلى مساعدتك سأحصل على ذلك الإستوديو لوحدي |
Şu ana kadar umutluydum ama artık yardımınıza ihtiyacım var. | Open Subtitles | إنه يبدو أمل بعيد ولكن الآن أنا بحاجة إلى مساعدتك |