| O hamile olduğumu biliyordu. Görüntüleri o da görmüştü, bebeği doğrulamıştı. | Open Subtitles | إنها تعلم أني كنت حامل لقد رأت الفحص، لقد أجرته بنفسها |
| Kocasının başka biriyle ilişkisi olduğunu da biliyordu. | Open Subtitles | قالت إنها تعلم بأنه يرى إمرأةً أخرى أيضاً |
| Bir şeyler olduğunun farkında. | Open Subtitles | إنها تعلم أن هناك خطب ما أرى أن نتراجع |
| Hayatımı kontrol ediyor, O biliyor. | Open Subtitles | {\cH92FBFD\3cHFF0000} بأنها تسيطر على حياتى ... " " إنها تعلم ذلك .. |
| SN-12 olayından haberi var ve Madigan'ın peşine düşmüş. | Open Subtitles | SN-12 إنها تعلم بشأن مادة وتسعى للإطاحة بماديجان |
| Hastings'in sekreteri. Adam ne biliyorsa o da biliyor. | Open Subtitles | إنها سكرتيرة (هايستينغز) إنها تعلم ما يعلمه |
| Pazar günlerimizi Biliyor zaten. | Open Subtitles | إنها تعلم بخصوص أيام الأحد. |
| O ne yaptığını biliyor. Neyse, zamanı gelmişti. | Open Subtitles | إنها تعلم ما تفعل بأية حال ، لقد حان الوقت |
| Seninle evlendiğinde, geçinmesi zor biri olduğunu biliyordu. | Open Subtitles | إنها تعلم كم من الصعب العيش معكعندماتزوجتك. |
| Kesinlike bunu "iddia" ediyorum. Bununla paçayı kurtarabileceğini biliyordu çünkü hiçbir şekilde | Open Subtitles | هذا بالضبط ما أدعيه إنها تعلم أنها ستفلت بهذا |
| Sonuçlarını biliyordu ve gitmesini söyledim. | Open Subtitles | إنها تعلم ما يحدث ذلك بها وأخبرتها أن ترحل , نورا |
| Selam tatlım. Ne olup bittiğinin farkında. | Open Subtitles | ـ مرحباً، عزيزتي ـ إنها تعلم ما يحصل |
| Ona yalan söylediğimin farkında. | Open Subtitles | إنها تعلم أنني أكذب عليها |
| - O biliyor, Cy. | Open Subtitles | إنها تعلم يا ساي |
| Asıl sorun Yelburton. O biliyor. | Open Subtitles | المشكلة هي يالبورن، إنها تعلم |
| Dolandırıcılıktan haberi var. | Open Subtitles | إنها تعلم بشأن الإحتيال |
| S'in her şeyden haberi var. | Open Subtitles | إنها تعلم كل شيء. |
| Hastings'in sekreteri. Adam ne biliyorsa o da biliyor. | Open Subtitles | إنها سكرتيرة (هايستينغز) إنها تعلم ما يعلمه |
| - Nasıl görünürse görünsün-- - Biliyor zaten Jackson. | Open Subtitles | و لا أكترث كيف سيبدو الأمر - جاكسون) ، إنها تعلم) - |
| Biliyor,Biliyor zaten. | Open Subtitles | إنها تعلم ذلك |
| Bu ülke için neler yaptığını biliyor. Siz de öyle! | Open Subtitles | إنها تعلم ما فعله لصالح هذه البلاد وكذلك أنت |