| Bak, belki sadece içeride serinlesem yeterli olur. | Open Subtitles | ربما ... اذا ذهبت الى الداخل والذي هو ابرد من هنا، |
| Bak, belki sadece içeride serinlesem yeterli olur. | Open Subtitles | ربما ... اذا ذهبت الى الداخل والذي هو ابرد من هنا، |
| soğuk giderek soğuyor buz gibi. | Open Subtitles | انت بارد اصبحت ابرد أنت رقاقة ثلج |
| Benim bedenim git gide soğuyor. | Open Subtitles | جسدي يصبح ابرد فأبرد |
| Dostum, dışarısı bir cadının memesinden bile daha soğuk. Hah, oradalar. | Open Subtitles | .يارجل, انه ابرد من صدر ساحرة هنا خارجا ها نحن ذا |
| Yani dünyanın en soğuk bölgesinde bir buzdolabının içinde çalışıyorlar. | TED | والعمل في ابرد منطقة في الارض يشابه العمل في براد تجميد |
| Hava soğuyor. | Open Subtitles | الجو يصبح ابرد |
| Kış zamanıydı. Şehirde yaşadığımı hatırladığım en soğuk günlerden biriydi. | Open Subtitles | فى فصل الشتاء، وفى احد ابرد الأيام اتذكره بالبلده |
| Burası dünyanın en soğuk ve en rüzgarlı yeri. | Open Subtitles | إنها ابرد وأكثر الأماكن قوة للرياح في العالم |
| Alışılmadık soğuk, kaos yarattı. | Open Subtitles | أنه ابرد مناخ تم تسجيله و لقد تسبب فى فوضى عارمة |