| Onu aldırmamış olmanız büyük cesaret. | Open Subtitles | حسبتك مراهقة لاعبة هنا من الشجاعة أن ابقيتها |
| Evinde büyüttüğün öfke, kızgınlık ve bütün diğer şeyleri ben keşfettim, bunları içindeki bir şişede tutmayı ve Onu nasıl kullanacağını ben öğrettim. | Open Subtitles | لقد اكتشفت الغضب المزروع من الوطن السخط وكل هذه الأشياء التي ابقيتها مكبوتة داخلك |
| Dışarıdaki o eksi Bronco'nun pratik olduğunu söylüyorsun ama aslında Onu çalışır durumda tutmak sana ayda 300 dolara mal oluyor. | Open Subtitles | هذه البرونكو القديمة في الخارج , كنت تقول بأنك تريد بيعها ولكنك في الحقيقة ابقيتها 300 شهرا فقط لديك |
| Onu içeride tutup gözümü üstünden ayırmazsam, sorun olmayacağını düşünmüştüm. | Open Subtitles | ظننت انني لو ابقيتها بالداخل وابقيت عيناي عليها ستكون الأمور على ما يرام |
| Onu bir sır olarak sakladığım için üzgünüm. | Open Subtitles | اخبريها اني آسف لأني ابقيتها سرا |
| Son bir kaç gündür Onu "buzda" | Open Subtitles | لقد ابقيتها في الثلج، إذا صح التعبير |
| Onu 20 dakikadır meşgul ediyorsun. | Open Subtitles | ابقيتها منشغلة لعشرين دقيقة. |
| Normal davran. Onu ne kadar hatta tutabilirsen,.. | Open Subtitles | كلما ابقيتها على الهاتف |
| Onu suda çok tutarsan ona zarar vereceksin. | Open Subtitles | ان ابقيتها فترة اطول |
| Onu bir hayvan gibi zincirli tuttun. | Open Subtitles | لقد ابقيتها مقيدة كالحيوانات |
| Onu burada saklıyorum. | Open Subtitles | لذلك ابقيتها هنا |
| Onu hiç yanımdan ayırmadım... | Open Subtitles | لا .... لطالما ابقيتها بجوارى |
| Onu seninle bıraktım ve sen de... | Open Subtitles | لقد ابقيتها معك! |