| Şimdi sadece söylediklerini yapmalıyım. | Open Subtitles | لكن لا خيار آخر أمامي الآن سوى تنفيذ ما يريد |
| Şimdi sadece bir tanesi annenin görüş alanında. | Open Subtitles | لا يوجد على مرأى الأمّ الآن سوى نوّ واحد |
| Şimdi sadece denize açılmak istiyorum. | Open Subtitles | و لا أريد الآن سوى الرحيل نحو البحر |
| Öldü. Artık sadece sen ve ben varız, tamam mı? | Open Subtitles | إنها ليست هنا ، لقد ذهبت ، لم يبق الآن سوى أنا وأنت، حسن؟ |
| Orada değil. Öldü. Artık sadece sen ve ben varız, tamam mı? | Open Subtitles | إنها ليست هنا ، لقد ذهبت ، لم يبق الآن سوى أنا وأنت، حسن؟ |
| Tek yapmam gereken kıvılcımı alevlendirmek, sonra karanlığı çıkartabiliriz. | Open Subtitles | ما عليّ الآن سوى إيقاد تلك الشرارة وعندها نستطيع إخراج الظلام |
| Şimdi sadece bir plan yapmamız gerek. | Open Subtitles | ليس علينا الآن سوى إعداد خطة. |
| Şimdi sadece onu tutuklayacağız. | Open Subtitles | لم يبق الآن سوى القبض عليه... |
| Nereye? Geçmişe. Artık sadece ölülerin yuvası olan bir yere. | Open Subtitles | الماضي، مكان لا يأوي الآن سوى الموتى. |
| Artık sadece 3 mezar kaldı. | Open Subtitles | لم يبقى الآن سوى ثلاثة قبور. |
| Tek yapmam gereken Leedy'nin bu işle bir ilgisini bulmak. | Open Subtitles | ليس علي الآن سوى معرفة دور (ليدي) في كل هذا |
| Tek yapmam gereken herşeyi geri almam. | Open Subtitles | ما عليّ الآن سوى اعادة انجازها. |