| Bu gece silahlar ülke dışına çıkacak, yoksa öldün. | Open Subtitles | عليك أن تُخرج هذه الأسلحة من البلاد الليلة وإلا ستكون في عداد الموتى |
| O silahlar Çeçenistan veya Gürcistan'a gidiyor olabilir. | Open Subtitles | هذه الأسلحة من الممكن أن تتوجة إلى الشيشان أو جورجيا |
| silahlar buna değecek olsa iyi olur. | Open Subtitles | تلك الأسلحة من الأفضل أن تكون تستحق العناء |
| O zaman bulabileceğimiz daha modern silahlar kullanırız. Tecrübeli biri de onları nasıl kullanacağımızı öğretir. | Open Subtitles | إذن سنصمم الأسلحة من إمدادات الطبيعة بوجودك كمشرف خبير على تصنيعهم. |
| Bu şeytanın, insanlarımı soyup öldürmemesi için o Silahları çalmayacağım. | Open Subtitles | اسمع، لن أسرق الأسلحة من أجل ذلك الشيطان لأسرق وأقتل شعبي مرة أُخرى |
| Pekala dinleyin. Bu adamların kimliklerini tespit edin. Bu Silahları çıkaralım buradan. | Open Subtitles | حسناً أحصل على هويات هؤلاء الأشخاص أخرج تلك الأسلحة من هنا. |
| Belki de bu adamdan Sandstorm için silahlar alıyordu. | Open Subtitles | لذا رُبما كانت تشتري تلك الأسلحة من أجل المُنظمة من خلال ذلك الرجل |
| Ateşli silahlar bölümüne götür. | Open Subtitles | أوصلها إلى قسم الأسلحة من فضلك |
| - Ruanda'dan gelen silahlar imha edilmedi. | Open Subtitles | الأسلحة من رواندا لم يتم تدميرها أبدا |
| silahlar da "kalabalık kontrolü" için. | Open Subtitles | فتلكنّ الأسلحة من أجل ما يُدعى: "السّيطرة على الحشد". |
| Kadınların güçlenmesinin bir aracı olarak silahlar. | Open Subtitles | تفويض أستخدام الأسلحة من قبل الامرأة. |
| Bu silahlar Apocalypse'e ait. | Open Subtitles | هذه الأسلحة من ابوكوليبس (كوكب تحكمه القوى المظلمة) |
| silahlar lütfen. | Open Subtitles | الأسلحة من فضلك |
| B.M. saldırısındaki silahlar Toshiro'da. | Open Subtitles | (توشيرو) لديه الأسلحة من الهجوم على الأمم المتحدة، |
| İstisnasız tüm silahlar buradan itibaren Clark'ta kalacak. | Open Subtitles | جميع الأسلحة (من الآن فصاعداً (كلارك سوف يتولّى أمرها |
| silahlar geçen gece geç saatlerde İstanbul'daki limanda bulunan Leila Jane adlı gemiden alındı. | Open Subtitles | (تم نقل الأسلحة من قارب يسمى (ليلى جين في ميناء اسطنبول بالليلة البارحة |
| Bu silahlar Luna Brewster cinayeti için. | Open Subtitles | -حسنا ... هذه الأسلحة من أجل قضية (لانا بروستر). |
| Silahları 17. iskeleden saat dokuzda alacaklarını söyledi. | Open Subtitles | قال إنه سيأخذ الأسلحة من الميناء 17 في الساعة التاسعة |
| Bölge'deki Silahları toplamaktı. | Open Subtitles | يريدون محاولة انتزاع الأسلحة من المنطقة المحظورة 9 |