| Şimdi, Ood İşletmeleri'nin yeni bir icadına dikkat çekmek isterim. | Open Subtitles | أحب أن أريكم الآن ابتكار جديدا من غرفة عمليات الأود |
| Ood İşletmeleri'nde, Oodları sadık dostlarımız olarak görürüz. | Open Subtitles | هنا في عمليات أود نرغب في اعتبار الأود كأصدقائنا |
| Tüm uygar gezegenlere, yüzlerce ve binlerce Ood ihraç ediyoruz. | Open Subtitles | (نقوم بتصدير مئات الآلاف من (الأود إلى كل الكواكب المتحضرة |
| Oodlar ikinci bir beyinle doğuyorlar. | Open Subtitles | لقد وُلد الأود بعقل ثان مثل اللوزة الدماغية في الجسم البشري |
| Bir tür enfeksiyon. Oodların göz renkleri değişiyor. - İçki ver. | Open Subtitles | نوع من العدوى عيون الأود تغير لونها حرفيا |
| Normal bir Ood asla öldürmemeli, efendim. Ne verdin ona? | Open Subtitles | الأود الطبيعي لا يجب أن يقتل أبدا سيدي - ماذا وضعت ؟ |
| Ood zamanın içini görme yeteneği kazandı çünkü zaman kanıyor. | Open Subtitles | (الأود) إكتسبوا هذه القوة للرؤية عبر الوقت لأن الوقت ينزف |
| - Şu Ood şeyi, Yeğen hala geliyor. | Open Subtitles | لقد كان "الأود" "ابن الأخ" و ما زال قادما |
| Bay Halpen. Ben Dr. Ryder, Ood Yönetiminin yeni idarecisi. Kaç ölü var? | Open Subtitles | سيد (هابن) سيدي دكتور (رايدر) الرئيس الجديد لإدارة الأود |
| Burada, Ood İşletmeleri'nde Oodları, sadık dostlarımız olarak görürüz. | Open Subtitles | هنا في أو إنها غرفة عمليات الأود (نحب أن نعتبر الـ(أود صديقنا الموثوق به |
| Çünkü aslında, bir Ood, yansımamızdan başka nedir? | Open Subtitles | (لأنه و بصدق، ماذا يكون (الأود غير انعكاس لنا ؟ |
| Ood'unuz muyluysa siz de mutlu olursunuz. | Open Subtitles | إذا كان (الأود) خاصتك سعيدا فأنت ستكون سعيدا كذلك |
| - Ood dağıtım merkezleri. | Open Subtitles | مراكز توزيع الأود |
| Bay Halpen, Doktor'u buldum. Ood Dönüştürme bölümüne gidiyor. Ben de oraya gidiyorum. | Open Subtitles | سيد (هالبن)، لقد وجدت الدكتور "إنه يتجه إلى "مختبر تحويل الأود |
| Ood aşısı, biyolojik bir bileşim içinde süspansiyon halindeydi, efendim. | Open Subtitles | - مركب بيولوجي لتطعيم الأود سيدي |
| Şimdi de, Ood beyninin yakınında duruyorsun. Bay Halpen, duyabiliyor musun? | Open Subtitles | (و الآن أنت تقف قرب عقل الأود سيد (هالبن هل يمكنك سماعها ؟ |
| - Ood da nedir? - Onlar sadece Ood. Belki de tüm bu yakınsamalar Donna'nın bilinçaltına işliyordur. | Open Subtitles | إنهم فقط (الأود) ولكن كل شيء جزء من التقارب ، وربما لمس عقل (دونا) اللاوعي |
| Gördüğünüz gibi, Oodlar hizmet etmekten mutlular. Onlara, yüksek standartlarda rahatlık sağlıyoruz. | Open Subtitles | كما ترون، (الأود) سعيدون بالخدمة و نحن نبقيهم في مرافق عالية المستوى |
| Oodlar zararsızdırlar. Tamamen iyi huyludurlar. | Open Subtitles | مخلوقات (الأود) لا تؤذي إنهم غير خطيرين كليا |
| Bayanlar ve Baylar... Tüm Oodlar konukseverlik merkezlerine. | Open Subtitles | آنساتي و سادتي فليذهب جميع (الأود) إلى محطات الضيافة من فضلكم |
| Teşekkür ederiz, Doktor, Donna, Oodların dostu. | Open Subtitles | نشكركم دكتور دونا أصدقاء لجنس الأود |
| Onları kurtaramayacak kadar meşguldüm. Oodların ölmesine izin vermeliydim. | Open Subtitles | مشغولا جدا لدرجة لم أستطع فيها إنقاذهم كان علي ترك (الأود) يموت |