| sigorta şirket bir şekilde bunu karşılayacak. Onlara bunu söyle. | Open Subtitles | شركة التامين سوف تدفع لى على اية حال اخبرهم بذلك |
| Sonunda sigorta endüstrisine gidip ödül tazminatı sigortası satın aldım. | TED | ومن ثم ذهبت الى شركات التامين واشتريت بوليصة تأمين |
| Fakat düzenleyiciler tarafından onaylanmasına gerek olmayacak; siz bir sigorta uzmanını ilacın gerçekten güvenli olduğunu ikna etmek zorunda kalacaksınız. | TED | لكنه لن يختبر ويوافق عليه من المسؤلين ; في هذه الحاله لابد من اقناع خبير التامين أنه آمن للاستخدام . |
| Exxon Valdez hakkinda konusuyorlardi, ve azlasiyla petrol tankeri olacagini sigorta endustrileri nedeniyle. | TED | وكانت تتحدث عن إكسون فالدز أنه سيكون هنالك تخمة من صهاريج النفط بسبب شركات التامين |
| Sağlık sigortası şirketlerinin bize yardım etmek için var olduklarına inanıyordum. | Open Subtitles | أنا دائماً كنت أعتقد أن شركات التامين كانت دائماً هناك لمساعدتنا |
| Bayım, sigorta poliçesi hakkında birşey bilmediğime yemin ederim. | Open Subtitles | سيدي اقسم لك اني لا اعرف شيئا عن بوليصة التامين |
| 3 küçük çocuğu sigorta paraları için zehirlemekten asıldı, ve tanıdığım en itici adam | Open Subtitles | ان اجمل امراه عرفتها فى حياتى اعدمت شنقا لقتلها اطفال بالسم من اجل بوليصه التامين الخاصه بهم |
| Ehliyetinizi ruhsatinizi ve sigorta kartinizi görebilir miyim lütfen? | Open Subtitles | هل يمكن ان ارى رخصة القيادة والتسجيل؟ وثيقة التامين لو سمحتي؟ |
| Yarınki sigorta toplantısı için hazırlıkları kontrol edeceğim. | Open Subtitles | أريد أن أفحص الاعدادات الخاصة بــ اتفاقية التامين غدا |
| Yarınki sigorta toplantısı için hazırlıkları kontrol edeceğim. | Open Subtitles | أريد أن أفحص الاعدادات الخاصة بــ اتفاقية التامين غدا |
| Dün gece ona sigorta bilgilerimi vermeye çalıştım. | Open Subtitles | لقد سامت من اعطاؤه بيانات التامين عدة مرات |
| Büyük Amerika sözleşmesi, sigorta ödeme yapar, ve onlar da hükümete karşı olan küçük savaşlarını fidyeyle finanse ederler. | Open Subtitles | عقد امريكى كبير يتضمن التامين وهم يموّلون حربهم الصغيرة ضدّ الحكومة بالفدية |
| Bana poliçelerin neyi kapsadığından bahsetme. Bana sigorta ödemelerinin nasıl sürüncemede bırakılacağında bahset. | Open Subtitles | لا تخبرني عن هذا، اخبرني كيف تجعل التامين الشخصي لهم بوضعيه جيده |
| sigorta, taksitler, bakım, lastikler. Ekibi kurmak, doğru müşteri listesini bulmak gerekiyordu. Arabayı alıp, kıçları koltuklara oturtmak o kadar basit değil. | Open Subtitles | عليك تدبر الوقود و فواتير التامين و اختيار الزبون المناسب للركوب معك |
| Ama o ahlaksiz üvey ağabeyi, arkadaşı kalp krizinden ölünce kızımı kandırıp sigorta şirketini dolandırdı. | Open Subtitles | ولكن أخوها غير الشقيق الشرير خوفها بانه سيفضح الأمر عند شركة التامين عندما تعرض صديقه الى سكته قلبية |
| Sonra da, sigorta durumuna bakarız. | Open Subtitles | وبعد ذلك ,تعلمين يجب ان تري موقفك من التامين |
| Ameliyat yapan klinikler, sigorta şirketlerine, mültecilere yaptıkları operasyonlar için 10-20 bin dolar fatura kesiyorlar. | Open Subtitles | عيادات الجراحة تحاسب شركات التامين ب10 و 20 الف للقطع على المهاجرين |
| Görünüşe göre, en iyi sigorta bile şu an yetersiz kalıyor. | Open Subtitles | حسنا,يبدو ان التامين المثالي ليس جيدا بالدرجة الكافية هنا |
| Bak bakalım sana bazı sigorta kayıtlarını vereceklermi. | Open Subtitles | لترى اذا يمكنك الحصول على بعض سجلات التامين |
| Trafik kazalarını ve her şeyi karşılamalı. En iyi hayat sigortası. | Open Subtitles | التامين على الحياه يجب ان تتم شرائها ويجب ان تختار الافضل |
| Lem'le beraber sigortacı kızla konuştuk bu sabah ve çenemi kapalı tutmam gerekirdi. | Open Subtitles | انا و ليم تعثرنا بأمراة من شركة التامين صباحا وحرصت على ان يبقى فمة مغلقا |
| Ağır toplar katılacak Federal ajanlar, Gezegenlerarası Ticaret Komisyonu, Sömürge İdaresi, sigortacılar... | Open Subtitles | سيكون هناك الكثير من الضغوطات المحققون الاتحاديون , مفوضيه التجارة بين النجوم الادارة الاستعماريه , رجال شركه التامين |