| Bu toksik atık bana telekinetik yetenekler verdi! | Open Subtitles | يبدو أن هذا الحساء السام قد اعطاني قدرة التحريك عن بعد |
| telekinetik yeteneğini kullandığında tarayıcı açıktı ve beyinde kullandığı bölümü tespit edebildik. | Open Subtitles | بقي الماسح يعمل عندما استعمل قدرته على التحريك.. واستطعنا عزل الأقسام في الدماغ التي بلغت طاقتها القصوى |
| Bence olay şu ki, telekinetik yeteneklere sahip ve biz otururken o evrimleşmeye devam ediyor. | Open Subtitles | أعتقد أنه يملك القدرة على التحريك.. ويستمر بالتطور بينما نتلهى نحن بالكلام عنه |
| Bir süredir günlüklerini okuyorum, Telekinezi hakkında yazıyor. | Open Subtitles | ، لقد قرأت يومياته . يتحدث عن التحريك بالذهن |
| Müfettiş, Telekinezi ve zihin gücü hakkındaki deneylerin izini sürdük. | Open Subtitles | لقد تتبعنا التجارب فى التحريك الذهنى . والقدرات العقلية ، أول تجربة مألوفة لحد ما |
| Bu film ise en ünlü Telekinezi gösterilerinden birisi. | Open Subtitles | هذا الفيلم هو الأكثر شهرة . فى عروض التحريك الذهنى |
| Yoksa Telepati miydi? Teleki.. Hangisi? | Open Subtitles | أنتظر، هل هو التخاطر أو التحريك الذهني، أياهما ؟ |
| Hepimiz biliyoruz, tatlım, senin telekinetik güçlerin olduğunu. | Open Subtitles | كلنا نَعْرفُ، يا عزيزتى بأنّه لديكى قدرات التحريك عن بعد |
| telekinetik. Ve bu yüzden kaçırıldığını düşünüyorum. | Open Subtitles | التحريك الذهني، وأعتقد أن ذلك هو السبب في اختطافه |
| Fakat bu telekinetik bir yetenek geliştirmiş. - Bunu beynini inceledikten sonra söyleyebiliriz fakat benim bir teorim var. | Open Subtitles | أمّا هذا فقد طوّر قدر التحريك عن بعد، ما الفرق؟ |
| telekinetik Olay Sensörlerimiz tam gaz çalışıyor. | Open Subtitles | راصد أشارات التحريك عن بعد يعمل بالكامل الآن |
| Artık telekinetik olaylar olduğu anda izini sürebileceğiz. | Open Subtitles | الآن بأستطاعتنا مراقبة نشاطات التحريك الذهني بعد لحظات من حدوثها |
| O zaman yemekhanedeki o telekinetik olay bir kurguydu. | Open Subtitles | إذن قمت بتزييف كامل حدث التحريك الذهني في الكافتيريا. |
| Astral yolculuğa çıktığımda Telekinezi gücümü kullanmayı deniyorum. | Open Subtitles | أحاول استخدام التحريك الذهني أثناء الظهور الوهمي |
| Stewie'nin Telekinezi yeteneği, Brian'ın süper hızı var. | Open Subtitles | التحريك الذهني لـ ستيوي و السرعة الفائقة لــ براين |
| Yani Telekinezi, önsezi her ikimizin de güçleri var değil mi? | Open Subtitles | أعني حتى التحريك الذهني مثل الهواجس والرؤى نحن الإثنين لدينا قدرات , كما تعلم |
| Hayır. Telekinezi yeteneğini, beyninin karşıya geçmeni sağlayan kısmı barındırıyor. | Open Subtitles | كلاّ، نفس الجزء من عقلكِ الذي يسمح لكِ بالعبور يحتوي على قدرة التحريك الذهني |
| Çizimlerde Telekinezi gücünü kullanman gerektiğini mi söylenmiş? | Open Subtitles | دعينا نفهم هذا أيعني الرسم أنّكِ بحاجة لإستخدام التحريك الذهني؟ |
| - Telekinezi, Telepati, zihin kontrolü. | Open Subtitles | - Mentalists؟ - - التحريك الذهني, التخاطر |
| Meyveyi çırpılmış hamura ekleyin ve karıştırmaya devam edin. | Open Subtitles | أضيفي الفواكه إلى الزبدة المخفوقة و حافظي على التحريك. |
| Telekinezi... ve teleportasyon. | Open Subtitles | التحريك الذهني والتنقل الفوري. |
| Sadece 10 dakika boyunca sürekli karıştırılması gerekiyor. | Open Subtitles | تحتاج لعشر دقائق من التحريك المستمر |