| Gıdıklama stratejisinde erkekler aslında dişilerin onları seçmesini sağlayacak hoş davranışlar sergiliyorlar. | TED | ايضًا رأينا استراتيجية الدغدغة حيث ان الذكور يرضون الإناث كي يختاروهم كشريك |
| Ve Gıdıklama çalışmasına dayanarak bir tez öne sürdük, buna göre bir çocuk diğerine vurduğunda, hareket emrini üretiyorlar. | TED | ونحن نفترض استنادا إلى دراسة الدغدغة أنه عندما يضرب طفل الآخر، فهم يولّدون أمر الحركة. |
| Bu bir lisansız boks maçı. Gıdıklama yarışması değil. | Open Subtitles | انها مباراة ملاكمة غير رسمية وليست مسابقة في الدغدغة |
| Bak, biraz mola vermen gerek çünkü gıdıklanma vaktin geldi. | Open Subtitles | من الواضح أنك تحتاجين لبعض الوقت وأنت تحتاج لبعض الدغدغة |
| Mesela Carlos'u biliyorum ama Gıdık Canavarı Carlos diye eski bir şarkıdan aklımda kaldı. | Open Subtitles | أعني، أعرف اسم (كارلوس) ولكنّ ذلك بسبب الأغنية القديمة "كارلوس وحش الدغدغة" |
| Geldim işte! Gıdıklayıcı canavar! Olamaz! | Open Subtitles | ها أنا قادم، وحش الدغدغة! شكراً يا أمي. |
| gıdıklamaya teşebbüs etmiş. | Open Subtitles | محاولة الدغدغة . |
| Bir defasında ben de yaptırmıştım, gıdıklanmaya dayanamadım. | Open Subtitles | لقد جربت هذا مرة واحدة فقط لم أستطع تحمل الدغدغة |
| "Belki biraz kavga ederiz, sonra olay güreşe döner ardından gülüşmeler, gıdıklamalar, sonra "orama dokunma" der ve sonra da beni durdurmaz" diye mi düşünüyorsun? | Open Subtitles | تعتقد أنهن ربما يقاومن قليلاَ ثم المصارعة ثم الدغدغة والضحك ثم ستقول لا تلمسني هنا وعندها لن توقفني ؟ |
| Aklımdan gecelikli Gıdıklama savaşı geçiyor. | Open Subtitles | أفكر بلعبة الدغدغة أثناء ارتداء ملابس النوم |
| Şimdi bana canını gerçekten neyin sıktığını söyle, yoksa Gıdıklama işkence vakti. | Open Subtitles | الآن اخبرني عمَّا يزعجك وإلا سيحين وقت الدغدغة |
| Gıdıklama canavarını üzerlerine salabileceğim 3 delikanlı görüyorum. | Open Subtitles | أرى ثلاثة شبان يافعين والذي يمكنهم لعب وحش الدغدغة |
| - Biz de seni özledik anne. Tam Gıdıklama işkencesine uygun bir pozisyondayız! | Open Subtitles | نحن في وضع ممتاز للقيام ببعض الدغدغة |
| Ama Gıdıklama yarışında kural yoktur! | Open Subtitles | ليس هناك أي قواعد في معركة الدغدغة |
| Gıdıklama canavarına sorabilirsin. | Open Subtitles | ربما يمكنك أن تسأل وحش الدغدغة |
| Uyumaya devam etmek için, Gıdıklama vergisini ödemelisin! | Open Subtitles | إن أردتِ النوم معنا، يجب أن تدفعي ضريبة الدغدغة! |
| Gıdıklama canavarı olduğum zaman o da böyle derdi! Anne, şimdi de dişim sızlıyor. | Open Subtitles | هذا ما قاله حين كنت وحش الدغدغة! أمي، الآن أسناني تؤلمني. |
| gıdıklanma hisleri yoktur. Gölgeleri yoktur. | Open Subtitles | هم لا يحسّون إحساس الدغدغة ظلهم لا يسقط على الارض. |
| Tatlı, küçük bir gıdıklanma hiç anlamadan seni sarar. | Open Subtitles | وتلك الدغدغة اللطيفة اللذيذة التي تأتي من مكان لاتعلميه |
| - Yo, yo! - Gıdık zamanı. | Open Subtitles | لا - حان وقت الدغدغة - |
| Gıdıklayıcı mı? | Open Subtitles | جرب الدغدغة. |
| Aynen, gıdıklamaya. | Open Subtitles | -صحيح، الدغدغة . |
| Niye gıdıklanmaya ihtiyacım olsun? | Open Subtitles | ولما أحتاج إلى الدغدغة ؟ |
| Yapma, Kris. O gıdıklamalar. | Open Subtitles | لا تفعل (كريس)، هذه الدغدغة |