| Tatlım, bir yerde durup, biraz biftek almalıyız. | Open Subtitles | العسل، نحن يَجِبُ أَنْ نَتوقّفَ ويَحْصلُ على بعض الستيكِ. |
| Ne diyeceğim, bunu biftek yiyip oyun oynarken konuşalım. | Open Subtitles | أنا سَأُخبرُك، دعنا نُناقشُ هذا على الستيكِ |
| Hayır, "biftek" demedim. | Open Subtitles | أوه، لَيسَ ذلك النوعِ مِنْ الستيكِ. |
| Bana istediğimi var. Akşam yemeğinde bifteği alırsın. | Open Subtitles | تَحْصلُ عليني الذي أَحتاجُ، أَحْصلُ عليك ذلك عشاءِ الستيكِ. |
| Bırak o bifteği! | Open Subtitles | أسقطْ ذلك الستيكِ! |
| biftek sosu almak için girdi. | Open Subtitles | دَخلَ لصلصةِ الستيكِ. |