| Dronlar akustik yani Sonar kullanarak balıkçılık alanlarını araştırıyorlar. | TED | الآن، تراقب تلك المراكب المسيرة مناطق الصيد باستخدام أنظمة صوتية، أي السونار. |
| Ses ve Sonar kullanarak, bu dağ sıralarının haritalarını çıkarıyoruz işte bu da o sıradağlardan biri. | TED | نحن نصنع الخرائط لهذه السلاسل الجبلية مع الصوت ، مع السونار ، وهذا أحد تلك السلاسل الجبلية. |
| Sonar, kaptan konuşuyor. Sualtı taramasına başlayın. | Open Subtitles | موقع السونار هنا الكابتن إبدأ البحث تحت السطح |
| Algoritmanın özelliği, bizi aktif Sonarda görünmez kılmak ve arzu ettiğimiz bir gemi olarak maskelemek. | Open Subtitles | عبقرية نظام الحسابات هو ما يجعلنا محجوبين عن السونار و يمكنا من نتنكر كآي سفينة نُريد |
| Efendim USS aktif etti sonarı | Open Subtitles | سيدى , ايسيكس ذهبت الى منطقه السونار النشيط |
| Sonar, sahte yem sinyal yolluyor. Ayırabilir misin? | Open Subtitles | موقع السونار هنا الكابتن إنه يستخدم نوعيه من الخداع هل يمكنك تحديده رغم ذلك ؟ |
| Sonar, hidrofondan kesin ve tam bir dinleme istiyorum. | Open Subtitles | موقع السونار هنا الكابتن .. إلتزم بالتأمين لكن إجرى إستماع قريب على الهيدروفون |
| Kaptan, fotik Sonar deliğin kapandığını gösteriyor. | Open Subtitles | كابتن، قراءات السونار الضوئي تشير إلى أن الكوه تُغلق |
| Temas yok, Kaptan. Sonar temiz. | Open Subtitles | لا توجد أية أهداف أيها القبطان لا شيء على السونار |
| Sonar çalışıyor, Kaptan. Ruslar gözden kayboldu. | Open Subtitles | السونار يعمل أيها القبطان لقد اختفى الروس |
| Dümen, Sonar. Gürültü oranı sinyali azalıyor. | Open Subtitles | إلى القيادة من السونار إن قوة الإشارة تخفت |
| Dümen, Sonar. Hedef tüplerini boşalttı. | Open Subtitles | إلى القيادة هنا السونار لقد ملئ الهدف أنابيبه |
| Sonar, Dümen. Tüm bağlantıları rapor edin. | Open Subtitles | إلى السونار, هنا القيادة أبلغ عن كل ما يتم رصده |
| Komuta/Sonar: 047'de olası bir denizaltı var. | Open Subtitles | من السونار إلى غلافة التحكم لدينا إحتمال وجود غواصة في الإتجاه 047 |
| Komuta/Sonar: Efendim, onu tanımladık. | Open Subtitles | من السونار لغرفة التحكم لقد تعرفنا على نوع الغواصة سيدي |
| Komuta/Sonar: Vincin makarası ses çıkarıyor. | Open Subtitles | من السونار للتحكم ، لدينا ضوضاء ناتجة من الرافعة |
| Komuta/Sonar: 2750 metre ve yaklaşıyor, efendim. | Open Subtitles | من السونار للتحكم الطوربيد على مسافة 3000 يارده و يقترب ، سيدي |
| - Zaytsev motorda, Sonarda Baba. | Open Subtitles | زايتسيف' في المحرك' و 'بابا' في السونار. |
| Sonarda bir denizaltı görmekten daha fazla nefret ettiğim tek şey var. | Open Subtitles | شيءٌ واحد أكرهه أكثر من رؤية غواصة في السونار. |
| Muhtemelen. sonarı bir süre daha sabit tut. Bakalım o balıkların arkasından ne geliyor | Open Subtitles | من المحتمل،أوقف السونار للحظة لنرى ما هو قادم خلف هذا السمك |
| iPhone telefonunuz varsa orada deniz radarı bulabilirsiniz, aynı ping aşağıya kadar ulaşıp yukarı geri döner. | TED | إذا لديك هاتف ذكي وبه تطبيق السونار هو ذات الصوت الذي تطلقة لقاع البحر ومن ثم يعود إليك. |
| Bütün Radar ve Sonar tarayıcılarını kaybettik efendim. | Open Subtitles | لقد فقدنا كل الرادار وماسحات السونار , سيدي |
| Evet dün ultrason için gittik. Ve küçük bedeninin tamamını görebiliyorsun. | Open Subtitles | لقد ذهبنا لعمل السونار أمس ومكننا من رؤية الطفل بالكامل |