| Mevzu gösteriş değil. Ben sadece insanların fotoğrafımı çekmesini sevmiyorum. | Open Subtitles | إنه ليس بسبب المظهر أنا لا أحب التقاط الصور لي |
| Ben de insanlara Kate Beckinsale olmadığımı söylerim, ama yine de havaalanında fotoğrafımı çekmek isterler. | Open Subtitles | أنا أخبر الناس أنني لست كيت بكينسل ممثلة مشهورة لكنهم يصٍرون على إلتقاط الصور لي في المطار |
| Doğduğum günden itibaren her gün fotoğrafımı çekmeye başlamış. | Open Subtitles | عندما وُلدت , بدأ يلتقِط الصور لي كل يوم. |
| Peki ya benim duvarda asılı olan yarı çıplak fotoğraflarım? | Open Subtitles | وماذا عن الصور لي ةأنا شيه عارية المعلقة على الحائط؟ |
| Peki ya benim duvarda asılı olan yarı çıplak fotoğraflarım? | Open Subtitles | وماذا عن الصور لي ةأنا شيه عارية المعلقة على الحائط؟ |
| - Hayır. Ve benim fotoğraflarımı çeken tanımadığım insanlardan hoşlanmam. | Open Subtitles | وأنا لا أحب الناس وأنا لا أعرف التقاط الصور لي. |
| Turistler fotoğrafımı çekiyordu. | Open Subtitles | السياح كانوا يأخذون الصور لي |
| Sanat sınıfındaki fotoğraflarım hala duruyor mu sende? | Open Subtitles | هل لا زلت تحتفظ بتلك الصور لي من ذالك الصف؟ |
| Lisedeki o fotoğraflarım. | Open Subtitles | تلك الصور لي في المدرسة الثانوية. |
| Spor kıyafetlerimi ve spor yaparken çekilmiş fotoğraflarımı ortada bıraktım. | Open Subtitles | رتبت موعداَ تركت أغراض الصالة الرياضية وبعض الصور لي أتدرب |
| Kızımı desteklemek için dilencilik yapıp para kazanmaya çalışırken, sokakta evsiz bir kadını döverken fotoğraflarımı çeken orospu kendisi. | Open Subtitles | أنها الساقطة التي ألتقت الصور لي عندما كنت أقاتل سيدة مشّردة في الشارع بينما كنت أتشّرد |