| Küçücük keçiler peşinden gelebilir, ama bu çok hoş olur. | Open Subtitles | قد تتبعك بعض العنزات الصغيره و لكن هذا سيكون لطيفاً |
| Örgücü keçiler örgü örüyor, sokakta örgü örüyor. | Open Subtitles | يستعرض العنزات تستعرض إستعراض أسفل الشارع |
| Yaşlı keçi yaşarsa genç keçiler gelişemezler. | Open Subtitles | إذا بقي الماعز العجوز حيًّا، العنزات الصغيرات لا يمكن أن تزدهر. |
| İnsanlar kaplan avlamak için keçi kullanırlar. | Open Subtitles | إنشر ذلك؟ إستعمال ناس العنزات لتعقيب النمور |
| Efendim, bu dava keçi bakmakla, keçi taşımacılığıyla veya ruhsat almakla ilgili değil. | Open Subtitles | سيادة الرئيس هذه القضية ليست من أجل حماية العنزات أو نقل العنزات أو الإساءة إلى العنزات |
| Ben yardım edemem ama Keçileri fark ettim de. | Open Subtitles | أنا ، حسناً ، لم أستطع المساعدة لاحظ العنزات |
| Örgücü keçiler örgü örüyor, minik sürprizler bırakıyor. | Open Subtitles | يستعرض العنزات تستعرض يترك متع صغيرة |
| Horozlar, keçiler, hatta opossumlar gördüm, ama kediyi ilk kez görüyorum. | Open Subtitles | ...العنزات , حتى حيوانات الابوسوم , لكن قطة , هذا جديد علي |
| İnekler, keçiler, kediler ve köpekler. | Open Subtitles | الابقار و العنزات القطط والكلاب |
| Yine keçiler. | Open Subtitles | مزيد من العنزات. |
| Çok keçi var. Bu keçiler, çocuklar... | Open Subtitles | عنزات ، الكثير ، تلك العنزات... |
| Bu gençlerin veya Norveçli metal grupların keçi kanıyla duvarlarda yazdıkları şeylere de benzemiyor. | Open Subtitles | إنهُ ليس رمز قد تراه كوشم على أجسام المراهقين وليس الرمز الذي يُرسم بدماء العنزات على الحائط |
| Bu yüzden keçi kullanırsın ama bebek veya bakire kullanmazsın. | Open Subtitles | بالواقع أجل لهذا السبب نستخدم العنزات -و ليس الصغار أو البِكر , لذلك الغرض |
| Burada çok keçi var. | Open Subtitles | نعم ، الكثير من العنزات |
| Keçileri gütmeme yardım eder misin? | Open Subtitles | بقيادة بعض العنزات ؟ أخبرني ؟ |