| Bunları bu küçük delikten nasıl geçiriyorsunuz? | Open Subtitles | كيف تدخل كل هذا الثلج من خلال هذه الفتحه الصغيرة |
| O, delikten geçebilmek için fazla büyük, dolayısıyla artık güvende olduğumuzu hissediyorum. | Open Subtitles | حسناً , إنه كبير جداً ليُلائم المرور من الفتحه لذا اعتقد إننا فى امان |
| Yani o delikten şu parçacıkları geçirmek ne kadar zor olabilir ki? | Open Subtitles | اعني كم هو صعب ان تقوم بإدخال ذلك المصاص في الفتحه |
| Her gün iş çıkışı kazandığım bahşişin bir bölümünü o küçük deliğe koyuyordum. | Open Subtitles | كل يوم بعد عملي أأخذ جزء من مالي وأضعها في الفتحه الصغيره |
| Buranın sahibi benim, Robert Williamson ve şu duvardaki büyük deliği görüyor musun? | Open Subtitles | انا مالك, روبرت وليامسون وانظر الي هذه الفتحه الكبيره هناك؟ |
| Tek yapman gereken buradaki boşluğu bulmak. | Open Subtitles | كل ما عليك فعله هو ايجاد الفتحه |
| Hepsi yanlış havalandırmayı işaretleyen Boyle'un suçu. | Open Subtitles | كل هذا بسبب بويل وضع علامه على الفتحه الخاطئه |
| Tamam, büyük deliğin tam içinde bir delik daha var. Küçük bir delik gibi. | Open Subtitles | حسناً, بجانب الفتحه الكبيره هناك فتحه اخرى صغيره |
| Şimdi, klitorisinin altına bak ana delikten önce. | Open Subtitles | لأن, انظري تحت البظر قبل الفتحه الرئيسيه |
| Tamam o zaman. Asansör ile delikten aşağı ineceksiniz. | Open Subtitles | هذا جيد استقل المصعد الى اسفل الفتحه |
| O delikten son bakan kişinin kafası koparıldı! | Open Subtitles | آخر شخص نظر عبر الفتحه قُطعت رأسه |
| Hepsi aynı delikten geliyor. Vajina deliği. | Open Subtitles | كله يأتي من نفس الفتحه فتحة المهبل |
| Uzaklaş o delikten. | Open Subtitles | ابتعدوا عن هذه الفتحه |
| Sanki içinde onu canlandıran bir güç var sanki onu o deliğe doğru itiyor. | Open Subtitles | كأن بها شئ قوه منشطه تندفع خلال هذه الفتحه |
| Takım elbisenin yakasındaki küçük deliğe... | Open Subtitles | الفتحه الصغيرة فى الجاكيت تدعى |
| O deliğe yaklaşmam! | Open Subtitles | أنا لن أنظر عبر الفتحه |
| Biliyorsun, eğer ağzın rahat durmayacaksa öbür deliği kullanmak zorunda kalırız. | Open Subtitles | أتعلم إن لم تُرد فعل ذلك بفمك سأضطر أن أستخدم الفتحه الآخرى |
| Anne, onun içine açtığın deliği kapatmaya çalışıyor ama balık-kafalı arkadaşımız için pek umudum yok. | Open Subtitles | آن تحاول ان ترقع الفتحه التي احدثتها فيه ولكن ليس لدي امال جيده لصديقنا راس السمكه |
| Tek yapman gereken buradaki boşluğu bulmak. | Open Subtitles | كل ما عليك فعله هو ايجاد الفتحه |
| Yanlış havalandırmayı işaretleyeceğimi mi sandın? | Open Subtitles | هل حقا اعتقدتي انني علمت الفتحه الخطأ؟ ؟ |
| Bundan sonra Charles'ın havalandırmayı işaretlemesine izin vermeyeceğim. | Open Subtitles | هذه اخر مره اترك تشارلز ليعلم الفتحه. |
| Tanrı aşkına, kızlar, delik deliğin içinde değil. | Open Subtitles | لمحبة الله, يا فتيات الفتحه ليست داخل الفتخه |