| Babama teşhis konulduktan bir süre sonra, arkadaşım Andrew Lo ile kahve içiyorduk. | TED | بعد فترة من تشخيص والدي, كنت أتناول القهوة مع صديقي "َAndrew Lo " |
| Davenport ile kahve içmek zorundayım. Ne yapmam gerekiyor? | Open Subtitles | على أن أشرب القهوة مع دافنبورت ماذا أفعل؟ |
| Geçenlerde Chi San'la kahve içmişsiniz. | Open Subtitles | لقد أحتسيتِ القهوة مع دو تشى سان منذ وقت ليس ببعيد اليس كذلك ؟ |
| Dae Yeong'la kahve içiyorum. | Open Subtitles | أنا أشرب القهوة مع رقيب الدرجة الأولى سو |
| Yarım saat önce McCauey'le kahve içtim! | Open Subtitles | لقد كنت أتناول القهوة مع ماكولاي منذ نصف ساعة |
| Hazır gitmişken bana da sade bir kahve getirir misin? | Open Subtitles | بينما أنت هناك, أحضرلى كوب من القهوة.مع ملعقتين من السكر. |
| Babanla bir fincan kahve içmen dünyanın sonu olmaz. | Open Subtitles | تناول كوب من القهوة مع الرجل لن يكون نهاية العالم |
| Arabayı alıp bu çocukla bir kahve içmeye gideceğim. | Open Subtitles | سآخذ السيارة لأتناول القهوة مع ذلك الرجل |
| Annem bakıyor sen de oturup, dün gece uykunda üç kere tekmelediğin adamla kahve içersin. | Open Subtitles | هلاّ تنظري لهذا؟ أمي رائعة في كل شئ وهذا يعطيكِ الفرصة للجلوس .. وإحتساء القهوة مع الرجُل |
| Annem ve babamla birlikte kahve içiyorum. | Open Subtitles | تنــاول كوب من القهوة مع أمي وأبي |
| George Bush ile öğle yemeği yedim, biraz sonra Madonna ile kahve içeceğim. | Open Subtitles | لقد تناولت الغذاء مع جورج بوش وسأذهب الأن لتناول القهوة مع مادونا |
| Allan ile kahve içmeye etekle gidersem bu "Seninle birlikte olmak istiyorum." anlamına mı gelir? | Open Subtitles | إن كنت سأرتدي تنورة عندما أذهب لشرب القهوة مع آلان هل هذا يعني أني أريد أن آتي معك؟ |
| Violet bu akşam Allan ile kahve içmeye gidecek. | Open Subtitles | فايوليت ستذهب لاحتساء القهوة مع آلان اليوم |
| İlk defa Adam ile kahve içtiğimizde o masada oturmuştuk. | Open Subtitles | أول مرة تناولت القهوة مع أدم كان على هذة الطاولة التى هناك |
| Andrew ile kahve içmeyi bırakmalısın. | Open Subtitles | يحب انت تتوقفي عن تناول القهوة مع اندرو |
| Bu sabah, personelden Rosalie ile kahve içtim ve ona sordum. | Open Subtitles | هذا الصباح، كنت أشرب القهوة مع" روزالي"منالهيئةالعاملة... |
| Az önce Jo'la kahve içtim. | Open Subtitles | أم، كان لي القهوة مع جو في وقت سابق. |
| Aslında, Rob'la kahve içmeye gidiyorum. | Open Subtitles | في الحقيقة, أنا سأتناول القهوة مع روب. |
| Cliff Robertson'la kahve içiyorduk. | Open Subtitles | لقد رأيتيني أتناول القهوة مع " كليف روبرتسون " |
| Gecenin ileleyen saatlarinde Skipper Juohnson'la kahve içmek için buluştuk... ve beni şoke eden gizli bir sırrını itiraf etti... | Open Subtitles | فى وقت لاحق فى تلك الليلة (إحتسيت القهوة مع (سكيبر جونستون و أعترف بسر شخصي مذهل |
| Yarım saat önce McCauey'le kahve içtim! | Open Subtitles | لقد كنت أتناول القهوة مع ماكولاي منذ نصف ساعة |
| Vay Dante, her şey yolunda mı? Shakespeare'le kahve içiyordum. | Open Subtitles | أنا هنا أحتسي القهوة "مع "شيكسبير |
| Bir kez. Birisiyle bir kahve içmen iyi gelecektir. | Open Subtitles | قدحا من القهوة مع رجل لا يعتبر تجاوزا |
| Annem bakıyor sen de oturup, dün gece uykunda üç kere tekmelediğin adamla kahve içersin. | Open Subtitles | أمي رائعة في كل شئ وهذا يعطيكِ الفرصة للجلوس .. وإحتساء القهوة مع الرجُل "الذي ضربته ثلاثة مرات "أثناء نومكِ ليلة البارحة |
| Diyelim ki pilotlarınız terminale döndü ve birkaç ölü başkanla birlikte kahve içiyorlar. | Open Subtitles | كيف؟ حسنا, فلنقل أن طيارك عاد للمطار وهو يتناول القهوة مع بعض الرؤساء الميتيين (تقصد أنها أعطته نقودا) |