| sır tutmaya öğrendiğinde sana da söylerim. | Open Subtitles | وخلال خمسة دقائق سيعلم الشارع كله إن تعلمتي الكتمان سأخبركِ |
| Bazı sebeplerden dolayı bunu bir sır olarak sakladım. | Open Subtitles | الشّيء الذي آي عنده بقي طيّ الكتمان للأسباب الذي أعتقد سيوضّح لأنفسهم. |
| Siz Amerikalılar, gizlilik konusunda beceriksizsiniz çünkü demokratsınız. | Open Subtitles | أنتم أيّها الأمريكان، عاجزون عن الكتمان لأنّكم ديمقراطيّين. |
| Bu işte, gizlilik her şeydir. | Open Subtitles | في هذه المهنة الكتمان هو الأساس |
| Belki, ona sessizlik yemini ettirmelisin. | Open Subtitles | ربما عليك أن تنظر إن كانت ستنذر نذور الكتمان |
| Belki, ona sessizlik yemini ettirmelisin. | Open Subtitles | ربما عليك أن تنظر إن كانت ستنذر نذور الكتمان |
| Çok hassas bir durum söz konusu. Bu konuda ağzımızı sıkı tutarsak sevinirim. | Open Subtitles | هذا وضع دقيق، سأقدر لك لو أمكننا إبقاء هذا في طي الكتمان |
| Bunu gizli tuttular ama başkalarının öğrenmesi uzun sürmedi. | TED | عندما أبقوا على هذا طي الكتمان ، ولكن سرعان ما عرف الآخرون. |
| Kural 88'e göre, eğer kurul, kurul içinde sır olarak saklanacak bir karar vermek isterse bu oylamaya sunulmalıdır... | Open Subtitles | الذي سَيَكُونُ بَقي طيّ الكتمان مِنْ عضويتِنا، سَيَتطلّبُ صوت جماعي. |
| Milyonlarca insanın hayatını kurtaran... "çalışmaları, 30 yıl boyunca sır olarak saklandı." | Open Subtitles | وعملهم الذي أنقذ ملايين الأرواح ظل في طي الكتمان لثلاثين عاماً |
| Sizde demokrasi olduğu için siz Amerikalılar sır tutamıyorsunuz. | Open Subtitles | أنتم أيّها الأمريكان، عاجزون عن الكتمان لأنّكم ديمقراطيّين. |
| - Pekala, dinle, gizlilik yemini etmelisin. - Peki. | Open Subtitles | حسناً، اسمع لكن أقسم على الكتمان |
| Sorun gizlilik olurdu. | Open Subtitles | الكتمان كان سيكون المشكلة |
| Ve bu Frobisher senden gizlilik anlaşması imzalamanı istediği zamandı. | Open Subtitles | و كان ذلك حينما أراد (فروبشر) منكِ أن توقّعي على اتفاقيّة الكتمان |
| Fakat sessizlik işlerini bilirsin. | Open Subtitles | لكنك تعرف أساليب الكتمان |
| Fakat sessizlik işlerini bilirsin. | Open Subtitles | لكنك تعرف أساليب الكتمان |
| sessizlik yemini. | Open Subtitles | شفرة الكتمان |
| "Çok ağzı sıkı biri olduğunuzdan eminim." | Open Subtitles | "أنا واثقة مما توصف به، أنك الكتمان ذاته" |
| Ağzı sıkı biri olacağını garanti edemeyiz. | Open Subtitles | ليس هناك ضمانة أن يكون بنفس الكتمان |
| - Karl, bu ilişkiye başladığımızda ağzımızı sıkı tutmaya karar vermiştik. | Open Subtitles | .. كارل" ، عندما بدأنا هذه العلاقة" اتفقنا على الكتمان |
| Trieste'ye gelene kadar bu gizli kalmalı. | Open Subtitles | لابد أن يبقى هذا طى الكتمان حتى نقابل تريست |
| Bu işi gizli tutacağına güvenim tam. | Open Subtitles | عندي ثقة كبيرة فيك لإبقاء هذا الموضوع طى الكتمان |
| Senden bir polis olarak bunu gizli tutmanı istiyorum. | Open Subtitles | الآن أطلب منكم، شرطي إلى شرطي و الحفاظ على هذا طي الكتمان. |