| ayna sanki bir odanız daha varmış gibi hissettiriyor. | Open Subtitles | المرآه تجعل الأمر يبدو وكأن لديك غرفة أخرى |
| Var. ayna elektronik uzmanı. | Open Subtitles | نعم لدينا مهارات،لدينا الرجل المرآه هنا،إنه خبير إلكترونيات |
| Ben, bu sabah uyandım, aynaya baktım ve düşündüm ki, değişmem gerekiyor. | Open Subtitles | استيقظت هذا الصباح ونظرت في المرآه وفكرت مباشرة, أنني في حاجة للتغير |
| aynaya bakmadan giymeye çalıştım buna alışmak için. | Open Subtitles | حاولت أن أعتمرها بدون المرآه لأعتاد ذلك .. |
| Aynanın acıtmayacağını biliyor olsanız bile koltuktan atlar ve bağırarak odadan koşar adımlarla çıkarsınız. | TED | رغم معرفتك أن المرآه لا تؤلم، سوف تقفز من الكرسي وتهرب وأنت تصرخ خارجاً من الغرفة. |
| Yeni aynayı koydum. | Open Subtitles | مولي : انظر الى تلك المرآه الجديده التي احضرتها |
| Şu aynada kendi yansımamı çektim. | Open Subtitles | تصادف أننى ألتقطت صوره أنعكاس جسمى فى المرآه |
| Tanrı'yı kadın ve erkeklerin yüzlerinde ve aynadaki yansımamda görüyorum. | Open Subtitles | فى وجوه الرجال والنساء ،أرى الله، وفي وجهي في المرآه. |
| Ama ayna görüntüleri ve kendimizi başkaları gibi görme şansımız olmamasıyla ilgili konuşmalardan sonra-- | Open Subtitles | لكن مع كل الكلام عن صور المرآه وكيف يرى المرء نفسه بأختلاف رؤية الناس له |
| 15 yaşından beri ayna karşısında tatbik ettiğin bir numaran olmalı. | Open Subtitles | بالتأكيد لديك خدعه كنت تتمرن عليها أمام المرآه عندما كنت فى الخامسه عشر من عمرك |
| Yani, sanırım bir çeşit ayna arıyoruz. | Open Subtitles | لذا اعتقد اننا نبحث عن نوع معين من المرآه |
| Bazen aynaya bakıyorum ve her şeyin hızla bozulduğunu görüyorum. | Open Subtitles | أحياناً , أنظر إلى المرآه وأرى كل شي تنكسر وتنكسر بسرعة |
| Ben sadece aynaya baktığında mutlu olmanı istiyorum. | Open Subtitles | فقط أريد أن تنظري في المرآه وتكوني سعيدة |
| Kendine öyle demeden önce aynaya bakmalısın. | Open Subtitles | عليكي أن تنظري في المرآه قبل أن تسمي نفسك كذلك |
| Bazen Aynanın karşısında çıplak halde dururdum, yaşımı doğru tahmin etmek için. | Open Subtitles | أحيانا أقف عاريه أمام المرآه أحاول أن أخمن عمرى ربما 35؟ |
| Şimdi sen de Aynanın önünde saatlerce duracaksın. | Open Subtitles | سترين, الآن ستقضين المزيد من الوقت أمام المرآه كل صباح ومساء |
| aynayı ve tabii ki bu sayede de taşı ele geçirdi. | Open Subtitles | لقد أخذت المرآه الناقلة وبالطبع، الخاتم. |
| Arkana yaslan. aynayı göremiyorum. | Open Subtitles | فهمت ، أنتِ آسفة إتكئي للخلف لا يُمكنني رؤية المرآه الجانبية |
| her sabah aynada baktığın kişiye geçti Vince. | Open Subtitles | ذهبت إلى الذي أنت تراه كل صباح في المرآه |
| Tuhaf davrandığı için onu suçlayamazsın. aynada bir yüzüne bak istersen. | Open Subtitles | لا الومه لكونه غريب انظر لنفسك في المرآه |
| aynadaki yansımamda gözüme bir şey ilişti. | Open Subtitles | تصادف أننى ألتقطت صوره أنعكاس جسمى فى المرآه |
| Ben söyleyince gidebilirsin. Bana bir dikiz aynası getir. | Open Subtitles | أنت سترحل عندما أقول لكّ أحضر لي المرآه الخلفية |
| Yetenekliyiz. Eee, bu Mirror Man, bir elektronik uzmanı. | Open Subtitles | نعم لدينا مهارات،لدينا الرجل المرآه هنا،إنه خبير إلكترونيات |
| Bu açıdan bakıldığında, Kameraman da aynadan görülmeliydi. | Open Subtitles | من ذاك الملاك يبدو أنّ رجل الكاميرا يتوجب أن يكون عند المرآه |
| Doktor, aynasının özel odasına taşınmasını istediğini söylüyordu. | Open Subtitles | الطبيب كان يخبرنى ان تنقل المرآه إلى الكابينه |