| Eve Göz yaşartıcı bomba atan hakkında bilginiz var mı? | Open Subtitles | هل تعلم من ألقى بقنبلة الغاز المسيّل للدموع في الحجرة؟ |
| Oradan dışarıya bakıyorum ve aşağıda bütün o polislerin öğrencilerin kafalarına vurduklarını, Göz yaşartıcı bomba attıklarını ve öğrencilerin tuğla attıklarını izlediklerini görüyorum. | TED | أنظر إلى الخارج وأرى الشرطة تضرب الطلاب على رؤوسهم، يطلقون الغاز المسيّل للدموع، وأشاهد الطلاب يرمون الطابوق عليهم. |
| Dediğine göre, kullandıkları Göz yaşartıcı ve işaret fişeğini kullanabilecekleri bu bölgede tek bir banka varmış. | Open Subtitles | قال بأنّه يوجد بنك واحد فقط في المنطقة يستخدم الغاز المسيّل للدموع في حزمات الصبغة |
| Fiyuuuv! Göz yaşı bombasından etkileniyorum ve nefes alamıyorum. | TED | ووووش! أتنفس الغاز المسيّل للدموع ثم لا أستطيع التنفس. |
| Göz yaşartıcı gaz atın. | Open Subtitles | حسناً، أعطيه الغاز المسيّل للدموع |
| Göz yaşartıcı gaz mı? | Open Subtitles | إس . الغاز المسيّل للدموع؟ |
| Göz yaşartıcı gaz mı? | Open Subtitles | إس . الغاز المسيّل للدموع؟ |
| Göz yaşartıcı bomba. | Open Subtitles | الغاز المسيّل للدموع. |
| Göz yaşartıcı gaz. | Open Subtitles | الغاز المسيّل للدموع. |