| Kaptanınız Oveur konuşuyor. | Open Subtitles | مساء الخير.السيدات و السادة هذا النّقيبِ اوفر يتحدث. |
| Kaptan Oveur'ün karısını arayın ve durumu anlatın. | Open Subtitles | اطلب زوجةَ النّقيبِ اوفر وأعلمها بما يجري. |
| Kaptan Oveur, beyaz resmi telefona. | Open Subtitles | النّقيب اوفر ، هاتف الصالة الابيضِ. |
| Hayır, aslında Clothes Over Bro's için bir hamile kıyafeti serisi yapmayı düşünüyordum. | Open Subtitles | لا, في الواقع كنت افكر في تصميم ملابس للحمل لـ كلوز اوفر بروز |
| En iyi arkadaşlarımdan biri, Brooke, "Clothes Over Bros"un sahibi ve hiçbir suçlamada bulunmayacak. | Open Subtitles | اهدئى واحدة من افضل صديقاتى , بروك , انها تملك كلوز اوفر بروز |
| Olmaz, evlilik konuşmama saklıyorum. | Open Subtitles | لا ، فأنا اوفر مجهودى لكتابه نزورى |
| Tanrım Charlie. Röntgencilik yapacaksan seni dertten kurtarayım. | Open Subtitles | يا الهي تشارلي ان كنت تريد ان تكون توم مختلس النظر سوف اوفر عليك المشاكل |
| Ben Kaptan Oveur. | Open Subtitles | انا النّقيبُ اوفر. |
| Kaptanınız Oveur konuşuyor. | Open Subtitles | هذا النقيب اوفر يتحدث |
| Kaptan Oveur bayıldı. | Open Subtitles | النّقيب اوفر مُغمى عليه. |
| Evet, ben Bayan Oveur'üm. | Open Subtitles | نعم، انا السّيدةُ اوفر. |
| Yarın avukatlarımı arayıp Clothes Over Bros, dergi ve tasarım haklarımdan vazgeçtiğimi söyleyeceğim. | Open Subtitles | سوف اكلم المحامى غدا واستغنى عن كل شىء ,كلوز اوفر بروز المجلة , خط الازياء |
| En iyi arkadaşlarımdan biri, Brooke, "Clothes Over Bros"un sahibidir ve sana bir hediye gönderdi. | Open Subtitles | واحدة من افضل صديفاتى , بروك , تملك كلوز اوفر بروز ولقد ارسلت اليك هدية |
| Yarın avukatlarımı arayıp Clothes Over Bros dergi ve tasarım haklarımdan vazgeçtiğimi söyleyeceğim. | Open Subtitles | سوف اكلم المحامين غدا وسوف اترك اهتمامى ب كلوز اوفر بروز |
| Victoria Davis, kendisi Clothes Over Bros'un yeni başkanı olur sana nakit ödeme yapmaktan çok mutlu olacaktır. | Open Subtitles | فيطنوريا دايفيز رئيسة كلوز اوفر بروز ستكون سعيدة جدا بأسترجاع اموالك كاملة |
| Sonra bu kafe, Clothes Over Bros'un dükkanı oldu. | Open Subtitles | فيما بعد تم تحويل المكان الى البيت الرسمي ل كلوز اوفر بروز |
| Ama bu günlerde hayatım kesinlikle Bros Over Clothes.* | Open Subtitles | لكن هذه الأيام حياتي بالتأكيد أكثر بروز اوفر كلوز |
| Nakit paramı acil durumlar için saklıyorum. | Open Subtitles | إنني اوفر المال للضروريات ، يا أخي |
| Kendimi özel birisi için saklıyorum. | Open Subtitles | أنا اوفر نفسي لشخص خاص |
| Seni yazmaktan kurtarayım. | Open Subtitles | دعني اوفر عليك عناء الطباعة حسنا ؟ |
| Bilmem, seni yürümekten kurtarayım demiştim. | Open Subtitles | لا أعلم , فكرت ان اوفر عليكي الوقت |