"بأبنه" - Translation from Arabic to Turkish

    • oğlunu
        
    • oğluyla
        
    • oğluna
        
    • Oğlunun
        
    Bir gün, tanrı peygamberden oğlunu kurban etmesini istemiş. Open Subtitles وفد يوم من الايام كان على النبي ان يضحي بأبنه
    Bir insandan kendi oğlunu öldürmesini isteyen tanrıya kim inanır? Open Subtitles الذي بأمكانه عبادة الآلهة الذي أمر شخص ما بالتضحية بأبنه ؟
    Ve Tanrı, bu yüce, ebedi Tanrı dünyayı öyle sevdi ki biricik oğlunu verdi, öyle ki... Open Subtitles الواحد والازلي الذي يحب العالم كثيراً .. والذي ضحى بأبنه الوحيد
    Şimdi, yan odada babası olan, "40 yaşındayım ama hala sıkıyım" içicisi var, tüttürüyor ve oğluyla bağ kurmanın yolunu bulmaya çalışıyor. Open Subtitles وفي الغرفة الثانية تجد والده يقول أنا في سن ال40 ومازلت مدخن جيد فهو يحاول أن يجد طريقة توصله بأبنه أليس هذا ساخر؟
    Sadece yakışıklı oğluyla aptalca bir gurur duyuyor. Open Subtitles أنها كبريائه الأحمق بأبنه الوسيم
    Eğer bana bir babanın oğluna değer verdiği gibi değer veriyorsan, gitmeme izin verirsin. Open Subtitles إذا كنت تهتم بي من أي وقت مضى على الإطلاق ان الأب يهتم بأبنه ... اسمح لي بالمغادرة
    Oğlunun bebeklerle oynamasından gurur duyuyor. Open Subtitles أنه فخور جداً بأبنه الذى يلعب بالدُمى.
    Tabii, günü geçirmek demek kendi oğlunu kurban etmeye hazır aşağılık bir adamı teknik detaylara dayanarak cezadan kurtarmak. Open Subtitles بالطبع، انقاذ اليومِ يعَنى أخراج القذر الذي كَانَ جاهزَ للتَضْحِية بأبنه خارج اسباب فنية و ثمّ يَعُودُ لقالَ الإبنَ يقَول القذر
    Tanrı, tıpkı İbrahim'in oğlunu kurban etmesini istediği gibi babamdan da oğlunu yok etmesini istedi. Open Subtitles أترى , لقد أمر الله أبى أن يحطم أبنه ( تماماً كما أمر سيدنا ( أبراهيم ( أن يضحى بأبنه ( أسخاق
    İrlandalı oğlunu kokain çekerken yakalar. Open Subtitles ايرلندي امسك بأبنه يشخر تشارلي .
    Babasıdan oğlunu kurban etmesi isteniyor. Open Subtitles الطلب من الوالد التضحية بأبنه
    - Kaçtı. Jack'i rehin aldı. Jack'i oğluyla takas etmek istiyor. Open Subtitles لقد هرب و آخذ معه "جاك" كرهينه و هو يريد مقايضه "جاك" بأبنه
    Ve bunun oğluyla ne alâkası var? Open Subtitles وما علاقة هذا بأبنه ؟
    Yaralı oğluna ne yapar sence? Open Subtitles مالذي تعتقدين انه سيفعله بأبنه المكسور
    Michael oğluna göz kulak olmaya gitti tıpkı Lucille'nin oğluna birisinin çoktan çoktan göz kulak olduğu gibi. Open Subtitles لأني لست في حالة مزاجية للذهاب إلى هناك ذهب (مايكل) للإعتناء بأبنه كما أكشتفت (لوسيل) ان أبنها كان يتم الأعتناء به بالفعل
    Oğlunun Bar Mitzvah'ını planlamıştık. Open Subtitles قمنا بعمل مخطط للبار الخاص بأبنه
    Bir Oğlunun olmasından mutluluk duyardı onunla gurur duyardı. Open Subtitles كان ليكون سعيدا وفخورا بأبنه

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more