"بأدب" - Translation from Arabic to Turkish

    • kibarca
        
    • nazikçe
        
    • kibar
        
    • nazik
        
    • kibarlık
        
    • Uslu
        
    • Terbiyeli
        
    • nezaket
        
    Size karşı dürüst olayım, ilk eğilimim kibarca reddetme yönündeydi. TED لأكون صريحة معكم كنت أميل في البداية إلى الرفض بأدب.
    Programda bir son dakika değişikliği olacak. kibarca özür dileyecek. Open Subtitles سيكون هناك تغيير في الجدول في أخر دقيقة ستعتذر بأدب
    Hiç bir yasa çiğnenmediğine göre kibarca sizden ve adamlarınızdan gitmenizi istiyorum. Open Subtitles أرى أننا لم نخترق أي قانون، سأطلب بأدب أن تغادر أنت ورجالك
    Tek ihtiyaçları olan, onlarla nazikçe ve şefkatle konuşacak biri. Open Subtitles كل ما يحتاجه هاذين هو شخص يتحدث معهم بأدب والقليل من الشفقة
    Kendime sek martini hazırlayıp, nazikçe borsadaki durumdan konuşacağım. Open Subtitles سأورّط نفسي في الشراب وسأسأله بأدب بعد أن نتكيّف في جو الحفلة
    Pardon ama bu sizin kralınız. Emir verirken biraz daha kibar olabilirsin. Open Subtitles المعذرة ، ولكن هذا ملكك أعتقد إنه يجب أن تتحدث إله بأدب
    Hepiniz silahları atıp nazik davranmaya başlamazsanız kimse altını alamayacak. Open Subtitles إذا لم تلقوا أسلحتكم وتتصرفوا بأدب.. لن يحصل أحد على الذهب
    Aslında veto etmek istiyor ama kibarlık yapıyor. Open Subtitles وهو يريد رفضهم، لكنه يتصرف بأدب.
    Pekâlâ, kibarca ve elimden geldiğince çeşitli şekillerde siktir git dedim. Open Subtitles حسناً، لقد قلت ارحل بأدب .بكلّ طريقة يمكنني قول ذلك بها
    Çünkü konuların yüzde 90'ında aynı fikirdesiniz, birçok konuda ortak bir görüşe sahipsiniz ancak burada kibarca farklısınız. TED لانكم اتفقتم على 90 بالمئة من الاشياء لانكم تشاركتم جهات النظر حول الكثير من الاشياء وانتم مختلفون بأدب
    kibarca konuşmaya başlamazsak bunun çok ciddi sonuçları olacak. Open Subtitles إذا لم نبدأ بالتحدث بأدب ستكون العواقب وخيمة
    kibarca geride durup onlara yol verdiğimiz anda atladınız. Open Subtitles كنت تقف بأدب منتظراً مغادرة هؤلاء ثم قفزت إلى هنا
    Patronunun kibarca konuşması için beyefendinin sürücüsüne söyle. Open Subtitles قل للسائق الآخر أن يجعل رئيسه يتحدث بأدب
    Aslında komşuyuz, bilirsin, biz birbirimize kibarca gülümseriz, ama... gerçekte onunla konuşup konuşamayacağımı bile bilmiyorum. Open Subtitles أعني نحن جيران كما تعلم ، نحن نحن نبتسم لبعضنا بأدب لكن لا أعلم إن كاني بإمكاني فتح محادثة معها
    Yaklaştım ve başka iddialar olup olmadığını kibarca sordum. Open Subtitles وأقتربت منه وسألته عن بعض قطع الغيار بأدب ؟
    Onu üzemezsiniz bile Gülümser ve kafasını sallar nazikçe Open Subtitles لا يمكنك أن تغضبه ولو قليلا هو فقط يضحك ويومئ بأدب
    Önce nazikçe soracağım, parayı ödemesini isteyeceğim. Open Subtitles انا سأسأل الشخص مره اخرى بأدب لارجاع مال عميلي
    Tamam, neden Majesteleri'ne nazikçe sormuyoruz? Open Subtitles حسنا ربما نحن فقط نحتاج ان نسأل صاحب السمو بأدب ؟
    "Dedikodunuza sonra devam edebilirsiniz" dediğimde, seni kibar bir şekilde dışarı atıyordum. Open Subtitles "عندما قلت "يمكنكم النم فيم بعد يا فتيات كنت أطردك لكن بأدب
    kibar bir yemek sohbeti yapmaya çalışıyordum. Open Subtitles كنتُ أتبادل أطراف الحديث بأدب أثناء الأكل
    nazik olmaya çalışıyordum. Seninle arkadaş olmaya niyetim yok. Open Subtitles لقد كنت أتصرف بأدب لا أكثر ليس لدي أي نية أن أكون صداقة معك
    Sahiden bilmek istiyor musun yoksa sadece nazik olmaya mı çalışıyorsun? Open Subtitles هل تريد حقاً معرفة ذلك أم أنك تتصرف بأدب فقط؟
    kibarlık falan umurumda değil benim. Open Subtitles أتدرين ؟ ربما لاأهتم بالتصرف بأدب
    Evet, ve Uslu durmazsak sırada biz varız. Open Subtitles بالتأكيد ونحن التالي إن لم نستطع أن نتصرف بأدب
    Misafirlerimiz olduğunda Terbiyeli olmalısın. Open Subtitles عليك أن تتصرب بأدب عندما .يكون لدينا ضيوف
    Bence şimdi nezaket göster ve telefonu kapa. Open Subtitles والآن، أعتقد أنّك تريد إغلاق الخط بأدب

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more